WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/11711 E.  ,  2023/5352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/283 E., 2020/142 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2013 tarihli ve 2011/252 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2013 tarihli ve 2011/252 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararının katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 11.05.2016 tarihli ve 2016/10043 Esas, 2016/7400 Karar sayılı ilamı ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine hükmolunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
4. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 25.09.2018 tarihli ve 2017/11405 Esas, 2018/9586 Karar sayılı ilamı ile, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan bir hüküm verilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, şeklinde gerekçe gösterilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu, bu karar kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre verilmesi ve sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2018/283 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın gümrük beyannamesinde herhangi bir sahtecilik yapmadığı, doğru tarifenin belirlemesinin idare tarafından yapılması gerektiği, kamu zararının ödenmesi için sanığa verilen sürenin çok az olduğu bu nedenle ödeme yapılamadığı, idare tarafından sanığa kesilen cezalar nedeniyle açtıkları iptal davalarının vergi mahkemesince kabul edilerek iptal edildiği, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, yetkilisi olduğu ... Spor Malzemeleri... Ltd. Şti. Unvanlı şirket adına yapılan ithalatta, beyan harici olan ve ton başına 10.000,00 USD gözetim uygulaması bulunan 5.070 kg oyuncak top cinsi eşyanın bulunduğu, bu şekilde sanığın ek vergi vermemek için gözetim uygulaması bulunan bu eşyayı beyan harici olarak ülkeye soktuğu ve haksız menfaat temin ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçlarından kamu davaları açılmış, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan kamu davasında, eylemin kaçakçılık kabahati olduğu belirlenerek idari para cezası uygulanmış ve karar kesinleşmiştir.
2. Sanık savunmasında, ithal ettikleri küçük sünger stres topunun, spor aleti olarak kendilerince yorumlandığını, zaten spor malzemeleri pazarladıkları için bu GTİP üzerinden beyan edilerek ithal edilmiş olduğunu, gümrük yetkililerinin yanlış yorumlaması nedeniyle hakkında dava açıldığını ve suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
3. 03.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu eşyanın beyan harici olmadığı, söz konusu eşyanın ... dolaşıma giriş rejimine tabi tutulurken, gümrük beyanında tarife saptırması yapılmak suretiyle gümrük vergilerini az ödemek ve ithalinde aranılan izin ve gözetimlerden kaçınıldığı ve ödenmesi gereken toplam gümrük vergisi ve giderlerinin 19.651,61 TL olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkeme, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 25.09.2018 tarihli ve 2017/11405 Esas, 2018/9586 Karar sayılı bozma ilamından sonra, sanığa kamu zararını gidermesi için süre vermiş, ancak sanık tarafından zarar karşılanmamıştır.
5. Mahkemece, kamu zararının karşılanması için 11.04.2019 tarihli celsede sanığa süre verildiği ancak 05.11.2020 tarihli son duruşma tarihine kadar dosya kapsamında yapılmış bir ödeme bulunmadığı ve sanık tarafından kamu zararının karşılanmadığı belirtilip, sanığın atılı suçu işlediği de sabit kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına yer olmadığına ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan tutanaklar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu, vergi mahkemelerinden verilen iptal kararlarının ceza yargılamasını bağlamayacağı ve mahkeme tarafından kamu zararının giderilmesi için sanığa 11.04.2019 tarihli celseden hükmün verildiği 05.11.2020 tarihine kadar süre verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hükümde bu yönleriyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

a) Mahkûm olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin yedinci fıkrasında "hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesine rağmen; Mahkemece denetim süresi içerisinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlediği takdirde ertelenmiş cezasının aynen infaz edileceği belirtilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2018/283 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasından altıncı paragrafın çıkartılarak, yerine; "5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun 51 ... maddesinin yedinci fıkrası uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve aynı Kanun'un 51 ... maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresi iyi hâlli geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtar edilmesine" ibaresinin eklenmesi ve altıncı paragraftan sonra gelmek üzere; "Sanık hakkında verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise bu hak ve yetkilerden hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.