11. Ceza Dairesi 2021/11555 E. , 2023/5594 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/29 E., 2015/241 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2007/380 Esas, 2007/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi evrakta sahtekarlık suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 80 inci maddesi ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2007/380 Esas, 2007/612 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 05.10.2010 tarihli ve 2008/16377 Esas, 2010/7210 Karar sayılı kararı ile " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen resmi evrakta sahtecilik suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, kamu görevlisi olmayan sanıkların eylemlerinin bunlardan hangisine temas ettiğine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilerek lehe yasa karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2011 tarihli ve 2011/39 Esas, 2011/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 22.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/91 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 15.08.2012 tarihinde işlediği, Orman Kanunu'na aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 17.10.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
5. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararı ile Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2011 tarihli ve 2011/39 Esas, 2011/123 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.06.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 15.08.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5252 sayılı Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri karşısında; yargılama konusu eylem için, 765 sayılı Kanun’un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası (5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası) uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!