11. Ceza Dairesi 2021/11518 E. , 2024/4996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/149 E., 2016/162 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre; Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/149 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; delilleri toplanmadan eksik inceleme neticesinde verilen hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suça konu sahte çeki düzenleyerek kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Bilirkişi raporu ile, suça konu çekin orijinal olmayıp sahte olarak oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çekin ön yüzünde yer alan "ANKARA", "10.06.2015", "58.000", "..." ve "ELLİ SEKİZ BİN" yazılarının sanığın elinden çıktığının kabulü gerektiği tespitleri yapılmıştır.
3. Suça konu çek Mahkemece de incelenerek, Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asli unsurları haiz olduğu ve yapılan sahteciliğin aldatma niteliği bulunduğu konusunda gözlem yapılmıştır.
4. Sanığın savunması, soruşturma aşamasında, tarafları tanımadığına ve keşideci şirketin ismini de ilk defa duyduğuna; kovuşturma aşamasında, temyiz dışı sanık ... ile iki kez arkadaş ortamında oturduklarına ancak kendisi ile bir ticaret yapmadığına, ... keşideci olarak gözüken ... İnşaat Ltd. Şti. için bir kaç kez samimiyete dayanarak çek yazdığını kabul ettiğine, suça konu 58.000 TL meblağlı çeki de kendisinin yazmış olabileceğine, bazen şirket sahipleri ve açık kimliklerini bilmediği ... ve ...'in kendisine çeki yaz dediklerine ve kendisinin de yazdığına, şirketin çalışanı olmadığına ... yönelik olup bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
5. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olarak eksik yazılan suç adına resmi belgede sahtecilik suçunun da eklenmesi mahallinde giderilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş; tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve hakkında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu mahkûmiyetin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu mahkûmiyet hükmü veya adli sicil kaydında bulunan diğer mahkumiyet hükümleri esas alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/149 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!