WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/11428 E.  ,  2024/4538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/855 E., 2016/824 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın Merkezi Nüfus Kayıt İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresi esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması durumunda ise daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması kaydıyla bilinen en son adres esas alınarak 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması hâlinde ise adres araştırması yoluna gidilmesi, bu şekilde de tebliğe elverişli adresin bulunamaması hâlinde ise ilânen tebligat yoluna gidilmesi gerektiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün, dava dosyasında bilinen adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmesi ve sanığın MERNİS adresinin de bulunmaması üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği, ancak dosya kapsamında sanığa, bu adres esas alınarak daha önce yapılmış bir tebligat işleminin bulunmaması ve açıklanan diğer nedenlerle söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın, öğrenme üzerine kararı kanunî süresinde temyiz ettiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesine göre eski hâle getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması hâlinde, inceleme yetkisinin Yargıtay Özel Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin, 10.07.2017 tarihli ve 2015/855 Esas, 2016/824 Karar sayılı ek kararının kaldırılması suretiyle inceleme yapılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/855 Esas, 2016/824 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; gerekçeli kararın tebliğinin usulüne uygun olmadığına ve hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde emniyet güçlerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde hakkında birçok yakalama kararı bulunan sanığın konakladığı adresin tespit edildiği, sanığın binaya girişi sırasında kimliğinin sorulduğu, bunun üzerine sanığın ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği, emniyet güçlerince kendi kimliği konusunda ısrarcı davranılınca gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçu kabul etmekle, hakkındaki yakalama kararlarından kaçmak amacıyla suça konu sürücü belgesini tanımadığı bir kişiden para karşılığında temin ettiğini beyan etmiştir.
3. Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan, 18.08.2015 tarihli; "... inceleme konusu sürücü belgesinin külliyen sahte olarak tanzim edildiği, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği belirlenmiştir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/855 Esas, 2016/824 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.