WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/10984 E.  ,  2024/1853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/268 E., 2016/96 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile özel belgede sahtecilik suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında aynı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz istemi, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına,
2. Sanık ...'in temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
...Yük, Eşya ve Yolcu Taşıma Turizm Tic. Ltd. Şti.ye ait otobüslerde şoför olarak çalışan sanıkların, kendileri tarafından düzenlenen yolcu taşıma listelerinde bulunan bir kısım yolcuların çıkış kayıtlarına rastlanmadığı, dolayısıyla Gümrük Müdürlüğüne ibraz ettikleri yolcu taşıma listelerinin sahte olduğu iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarında, sanıklar söz konusu yolcu listelerini kendilerinin düzenlediğini, ancak atılı suçu işlemediklerini beyan etmişler, Mahkemece, sanık savunmaları, yolcu listeleri, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme gereği, sınır kapılarından çıkış yapacak B1 ve B2 yetki belgesine sahip araçlar için % 25 oranında doluluk şartının sağlanması gerektiği, doluluk oranını tutturmak amacıyla aslında araçta bulunmayan şahısların yolculuk etmiş gibi listelere yazıldığı ve listelerin görevlilere teslim edildiği, bu şekilde sanıkların atılı suçu işledikleri kanaatine varılarak temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

III. GEREKÇE
1. Suça konu belgelerin özel belge niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca, "belgeyi sahte düzenleme" hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu halde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, belgeler üzerindeki imzaların sahte olduğuna dair bir iddia da bulunmadığından sanıkların eyleminin “fikri sahtecilik” olarak kabul edilmesi karşısında, Türk Ceza Kanununda özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a)Sanık ... yönünden; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
b)Her iki sanık yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğuna ilişkin değişik gerekçesi ile oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.