11. Ceza Dairesi 2021/10715 E. , 2024/5446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/240 E., 2016/509 K.
SUÇ : Sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre Van Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2015 tarihli ve 2015/2582 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesinin ikinci cümle yollamasıyla 204 üncü madde birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Gaziantep Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/240 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına temas ettiği dikkate alınarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Müşteki ...'ın sağlık sorunları nedeniyle Özel Sultana Tıp Merkezine giderek muayene olduğu ve yapılan muayenesinde rahminde kitle olduğu teşhis edilerek müştekiye ilaç tedavisi uygulandığı, akabinde de ameliyat olması gerektiğinin belirlendiği, söz konusu hastanede yeterli ekipman olmadığı gerekçesiyle müştekiye Tam-med Özel Hastanesinin önerildiği, müştekinin bu hastanede sanık Dr. ... tarafından ameliyata alındığı, ameliyat sırasında müştekinin rahminde yer alan kitlenin yanı sıra rahmi ve yumurtalığının da alındığı, ayrıca ameliyat sırasında müştekinin mesanesine de zarar verildiği, müştekinin ağrılarının geçmemesi üzerine Özel ... Hastanesine gittiği ve burada sanık tarafından yapılan ameliyatta müştekinin rahmi ve yumurtalıklarının da alınarak mesanesine hasar verildiğinin tespit edilmesi üzerine Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, Tıp Fakültesi hastanesinde yapılan muayene, tahlil ve tetkikler sonucunda müştekinin ameliyatını gerçekleştiren sanık doktor tarafından ameliyat sırasında idrar torbasında 3 farklı yerden zarar verildiği ve yırtılan idrar torbasının da yırtık vaziyette alındığının belirtildiği, söz konusu olay sebebi ile müştekiler tarafından Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesine maddi-manevi tazminat davası açıldığı, sanık ...'nın ıslak imzasını içeren epikriz formu ile hukuk dosyasına sunulan epikriz formu arasında büyük çelişkiler mevcut olduğu ve açılan dava ile birlikte epikriz formunda sistem üzerinden değişiklikler yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de düzenlenen belgenin de resmi belge niteliğinde bulunduğu, bu sebeple suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına temas ettiği dikkate alınarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de;
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!