11. Ceza Dairesi 2021/10599 E. , 2024/3564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/854 E., 2016/169 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/854 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın keşide yeri bulunmayan, tamamen sahte olarak üretilmiş 100.000,00 TL tutarlı sahte çeki ödeme aracı olarak borcu karşılığında katılan ...'ya verdiği, çekin ibrazı üzerine banka tarafından çekin sahte olduğu tespit edilmiş, katılan tarafından suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
2. Finansbank ... Şube Müdürlüğünün 12.08.2014 tarihli yazısında ilgili çekin sahte olduğu belirtilmiştir.
3. Katılan ..., iddianameye konu çeki sanık ...'ın birikmiş borçlarına karşılık veriğini, bu sırada olay yerinde sanığın kardeşi ... ve kendisinin damadı ...'in de bulunduğunu ifade etmiştir.
4. Sanık ..., katılan ile aralarında ticari ilişki ve borç olduğunu katılana 3 adet çek verdiğini, ancak iddinameye konu çeki kendisinin vermediğini beyan ederek suçu inkar etmiştir.
5. Tanık ..., sanığın kardeşi olduğunu, kendi evinde sanığın katılana çek verdiğini gördüğünü, çekin önceden doldurulmuş olduğunu, ancak bedelini görmediğini ifade etmiştir.
6. Tanık ..., sanık ...'ın katılan ...'ya iddianameye konu 100.000 TL bedelli çeki verdiğini, bu sırada sanık ve katılanın yanında olduğunu ifade etmiştir.
7. Dosya arasında bulunan kriminal rapor, çekin tamamen sahte olduğunu, aldatıcılık özelliği bulunduğunu, çek üzerinde sanığa ait imza ve yazı olmadığını belirtmiştir.
8. Mahkemece, iddianameye konu çek duruşmada incelenmiş, keşide yeri bulunmadığını zapta geçilmiş, aldatıcılık özelliği olduğu kabul edilmiştir.
9. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, aslı adli emanete alınmış suça konu çekin dosya arasında bulunan fotokopisinden çekin keşide yerinin belirtilmediği bu nedenle çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!