WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/10275 E.  ,  2024/3584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1113 E., 2016/1141 K...
SUÇ : Özel belgede sahtecil
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2014/1113 Esas, 2016/1141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, atılı suçu işlemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi ...'ın, adına kayıtlı 0..., 0..., 0..., 0..., 0..., 0..., 0... numaralı hatların bilgisi ve rızası dışında çıkarıldığına ilişkin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda, bu hatlara ilişkin abonelik sözleşmelerinin sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ... ve ...'a ait iş yerlerinde düzenlendiğinin tespit edildiği, sanıkların üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanıklar aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
3.Emniyet Genel Müdürlüğü...Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 07/07/2014 tarihli uzmanlık raporunda , tetkik konusu gönderilen ... adına kayıtlı '' ...'' . ''...'', ''...'', '' ...'', '' ...'', ''...'', '' ... '' GSM numaraları telefon numaraları için düzenlenmiş tarihsiz Telsim abonelik sözleşmesindeki ''..." adına atılı imzalar ile ... isimli şahsın mevcut mukayese imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ilgi ve irtibat tespit edilemediği bildirilmiştir.
4.13.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda da, inceleme konusu 6 ( altı) numarada tanımlanan GSM Abonelik Sözleşmesinde yer alan el yazılarının ve ... adına atfen atılı imzanın, sanık ... eli ürünü olduğu, inceleme konusu 1,2,3,4,5 ve 7 numarada tanımlanan GSM Abonelik sözleşmelerinde yer alan el yazıları ve ... adına atfen atılı imzalar ile, sanıklar ..., ... ve ... elyazıları ve imzaları arasında Grafolojik bir ilişki tespit edilmediği belirtilmiştir.
5. Yapılan yargılama sonunda, temyiz dışı sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığından beraatlerine, sanık ...'a ait "İnmak İletişim" isimli iş yerinde birden fazla hattın abonelik sözleşmesinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, bilirkişi raporu ile de suça konu belgelerde şikâyetçi adına atılan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2014/1113 Esas, 2016/1141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.03.2024 tarihinde karar verildi.