11. Ceza Dairesi 2021/10035 E. , 2024/4301 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/98 E., 2016/335 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait kimlikle hakkındaki evrak tefrik edilen meçhul şüphelinin sanığın yerine motorlu taşıt sürücü kursiyerleri sınavına girdiğinin salon görevlilerince fark edilmesi üzerine tutanak tutularak kolluk görevlilerine haber verildiği, ilgili sınava ilişkin cevap kağıdı ve salon aday yoklama listesi incelendiğinde, cevap kağıdının ad-soyad bölümünün doldurulduğu ve imzalandığı, T.C. Kimlik numarası bölümünün sınava giren şahıs tarafından kodlandığı, ayrıca cevap kağıdının belli bölümünün işaretlendiğinin tespit edildiği, bilirkişi raporuna göre, cevap kağıdı üzerinde bulunan imza ve yazıların sanığın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun bulgular tespit edilemediğinin belirtildiği, böylece sanığın bir başkasını kendi yerine motorlu taşıt sürücü kursiyerleri sınavına girmesi yönünde azmettirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, sınava kendisinin girdiğini, sınav sonunda kimliğini almayı unuttuğundan dolayı bir karışıklık olabileceğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Olay günü salonda görevli tutanak tanıkları B.K. ve M.S.A., sınav başladıktan kısa süre sonra, sanığın yerine giren kişiden şüphelendiklerini, daha sonra salona gelen müfettişlerin de baktıklarında emin olduklarını, şahsı dışarı çıkarttıklarını ancak ortadan kaybolduğunu, tutanak tutup sınavı geçersiz saydıklarını beyan etmişlerdir.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın, hakkında tefrik kararı verilen meçhul şüphelinin sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı ile temyiz dışı sanığın yerine motorlu taşıtlar sürücü adaylığı sınavına girdiği, ancak sınav sırasında durumun tespit edildiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, olay sonrası tutulan tutanaklar ve tutanak tanıklarının beyanlarına göre, meçhul şahsın sınava ilişkin cevap kağıdının ad-soyad bölümünü ve yoklama kağıdını sanık adına imzaladığı, T.C. kimlik numarası bölümünün ve cevap kağıdının belli bölümünün işaretlendiği, sınav başladıktan kısa süre sonra durum anlaşıldığından teslim edilen sınav cevap kağıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibariyle sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı, ancak sanığın gerçek kimlik ve sınava giriş belgesinde hiçbir tahrifat yapmadan "Salon Aday Yoklama Listesini" sanık adına imzalaması eyleminin seri muhakeme ve basit yargılama usulüne tabi 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!