11. Ceza Dairesi 2020/7152 E. , 2024/4113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/98 E., 2015/156 K.
MÜŞTEKİ : Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Şikayetçi kurum vekilinin temyizi yönünden; kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikayetçinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,
Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden ise; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararının bozulmasına ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edildiği hâlde, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikayetçinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararına yönelik cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!