WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/6689 E.  ,  2023/4005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'nın, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen tanık ... ve sanık ...'ın işlettikleri ... Erkek Kuaförü isimli iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı, katılanın kendi rızası ile sanığa, kullanması için verdiği kredi kartlarından dolayı sanıktan alacaklı olduğu, sanığın bu borcuna karşılık suça konu 20.05.2011 düzenleme tarihli 2028163 numaralı 20.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin katılan tarafından bankaya ibrazında imzanın yetkili kişiye ait olmadığı belirtilerek ödeme yapılmadığı, bunun üzerine sanığın 22.05.2011 düzenleme tarihli, 2028169 numaralı 20.000,00 TL bedelli suça konu çeki verdiği, bu çekin de katılan tarafından bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, sanığın ... ... Mimarlık ve Mühendislik Şirketi adına çek düzenlemeye yetkisi olmadığı halde, şirket yetkilisi ... yerine imza atarak düzenlediği çekleri katılana verdiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık kolluk tarafından alınan beyanında; ...'ın katılanın aylığını ödemediği için 20.000,00 TL bedelli bir çek verdiğini beyan etmiş, Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında; şirket yetkilisi olan ...'ın çek düzenleme konusunda kendisine yetki verdiğini, bu yetkiye dayanarak kendisinden hatır çeki isteyen katılana suça konu çeki imzalayarak verdiğini, katılanın çek bedelini iade etmeyince, ...'ın yetkiyi geri aldığını, Mahkemedeki savunmasında ise; kendisine ait kredi kartının katılanın oğlu tarafından ele geçirilerek 11.000,00 TL harcama yapıldığını, asıl dolandırılanın kendisi olduğunu, suça konu çeklerin ... ... şirketine ait olduğunu ve çek düzenleme konusunda şirket yetkilisinin kendisine yetki verdiğini, verdiği çekler karşılıksız çıkınca, katılanın bu çekleri geri vermek için kendisinden 20.000,00 TL talep ettiğini, bunun üzerine katılana 5.500,00 TL nakit para ve 14.500,00 TL'lik bono verdiğini beyan etmiştir.
3. Tanık ... beyanında; sanığın çalıştığı erkek kuaförünün kendisine ait olduğunu, ancak erkek kuaförü olması nedeniyle işlerinin sanık tarafından yürütüldüğünü, sanığa çek düzenleme konusunda vekâletname vermediğini, bankaya da yetkilendirme konusunda bir talimat vermediğini, hiç bir dönemde de sanığı çek düzenleme konusunda yetkilendirmediğini beyan etmiştir.
4. Türkiye İş Bankası A.Ş.den gelen 21.07.2014 tarihli yazıda, ... ... Mimarlık ve Mühendislik'e ait olan çek hesabının, ...'a ait olan şahıs firma hesabı olduğu, hesapla ilgili olarak ...'a ait herhangi bir vekâlet veya imza yetki belgesi olmadığı belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın, katılana ait kredi kartlarını kullanması nedeniyle sanıktan alacaklı olduğu, sanığın bu borcuna karşılık katılana suça konu çeki düzenleyerek verdiği, katılanın çeki bankaya ibraz ettiği ancak çekin karşılıksız çıktığı, banka yazısı ve tanık beyanı da dikkate alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre, sahte çeklerin farklı tarihlerde katılana verilmek suretiyle kullanılmış olması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.