11. Ceza Dairesi 2020/6171 E. , 2024/628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/325 E., 2016/66 K.
SUÇ : Atatürk'ün hatırasına alanen hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun’un birinci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçlamayı kabul etmediğine, suç kastının bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde vatani görevini ifa eden sanık ...'ün askeri gazinoda haber izlendiği sırada Abdullah Öcalan'ın görüntüsünün ekranda çıkması üzerine "işte adam gibi adam" dediği, aynı ortamda bulunan diğer askerlerin uyarması üzerine ''Siz nasıl Atatürk'ü seviyorsanız ben de Abdullah Öcalan'ı seviyorum, o benim yan köylüm, Atatürk tam bir o. çocuğudur, insanların dağa çıkmasının bir sebebi var'' diyerek sözlerine devam ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçunu istediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanık inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı suçun subut bulduğu kabul edilmek suretiyle temyize konu mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5816 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun gerçekleşmesi için hakaret eyleminin alenen işlenmesi gerektiği, aleniyet unsurunun gerçekleşmesi için ise, olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, olay tarihinde sanığın askeri gazinoda gerçekleştirdiği hakaret eyleminin aleniyet unsuru taşımadığı ve suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!