11. Ceza Dairesi 2020/5599 E. , 2024/3618 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/25 Esas, 2020/251 Karar
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2010 tarihli ve 2010/252 Esas, 2010/893 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/5863 Esas, 2015/23146 Karar sayılı ilâmıyla;
"1- 01.04.2010 tarihli tutanakta, sanığın ibraz ettiği 11539 belge numaralı ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinin sahte olduğunun belirtildiği halde 08.06.2010 tarihli iddianame il...dına düzenlenmiş belgenin sahteliğinden bahsedilerek sanık hakkında kamu davası açıldığının anlaşılmasına göre, ... adına düzenlenmiş sürücü belgesi ile ilgili olarak iddianame düzenlenmesi sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri ve tayini gerekirken olayla ilgisi olmayan İhsan Çakır adına düzenlenmiş sürücü belgesini konu alan iddianame esas alınarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi gereğince aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli suç duyurusuna istinaden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02.06.2015 tarihli iddianame hazırlanarak İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/291 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile; aynı mahkemenin 2015/194 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/194 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/25 Esas, 2020/251 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; zamanaşımı şartlarının gerçekleştiği, seçenek yaptırımlara çevrilmediği, mahkemece hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, görevli polis memurlarınca önleme araması yapıldığı esnada şüphe üzerine aracının durdurulması neticesinde yapılan üst aramasında şikayetçi ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinin bulunduğu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan uzmanlık raporunda; "... Tetkike konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu, ... Orijinallerinin içerdiği tüm genel şekil şartlarını taşıdığı ve bu itibarla sahteliği ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, sürücü belgesinin aldatma kabiliyetinin bulunduğu" kanaati oluşmuştur.
2. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın üzerine atılı suçlamayı bozma öncesi savunmasında kabul ettiği belirlenmiştir.
3. Sanık hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde mahkumiyet hükmü verilmiştir.
4. Dairemiz tarafından verilen bozma kararı üzerine sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.09.2015 tarihinden denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 02.03.2018 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve durma süresi de dikkate alındığında suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/25 Esas, 2020/251 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!