11. Ceza Dairesi 2020/5345 E. , 2024/7122 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/163 E., 2017/184 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sincan 3. Asliye 25.04.2013 tarihli kararında sanık hakkında mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53, 58 inci maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35, 52, 53, 58 inci maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53, 58 inci maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Sincan 3. Asliye 25.04.2013 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 31.01.2017 tarihli 2015/9416 Esas, 2017/383 Karar sayılı kararıyla eylemin5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendini oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/163 Esas, 2017/184 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35, 52, 53, 58 inci maddeleri gereğince 9 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine, lehe hükümlerden yararlanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanık ...'nin, mağdur ...'un Ankara ili Sincan ilçesinde bulunan ... kuyumcu dükkanına gelerek üzerinde yonca ve kelebek figürleri bulunan bileklik tabir edilen altın suyuna batırılmış cismi bozdurmak istediğini söylediği, iş yeri sahibi olan mağdur ...'in başlangıçta bilekliğin sahte olduğunu anlamadığı ve 400 TL karşılığında bunu satın aldığı, sanığın bu iş yerinden ayrıldıktan sonra yaklaşık 300 metre mesafede bulunan ve yine aynı mağdurun sahibi ve işleticisi olduğu diğer mağdur ...'in çalıştığı ... kuyumcu dükkanına giderek yine üzerinde bulunan sahte bilekliği bozdurmak istediği, ancak mağdur ...'in bunun sahte olduğunu satın alamayacağını söylemesi üzerine sanığın iş yerinden ayrıldığı, bu aşamada mağdur ...'in oğlunun civarda sahte bileklik satmaya çalışan kişi olduğunu babasına söylemesi üzerine mağdur ...'in sokağa çıktığında tesadüfen sanığı gördüğü ve kendisine sattığı bilekliğin sahte olduğunu söyleyip tekrar parasını istediği, sanığın ise 400 TL'yi iade ettikten sonra olay yerine polis ekibinin çağrıldığını öğrenince kendisinin de polis memuru olduğunu söyleyip üzerinde bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü sahte personel kimlik kartını göstererek olayın kapatılmasını istediği ancak olay yerine çağırılan güvenlik güçlerince sanığın gözaltına alındığı ve hakkında işlem başlatıldığı, sanığın üst yoklamasında üzerinde el telsizi ile sahte altın görünümlü iki adet künye, sahte polis kimlik tanıtma kartı, ele geçirildiği iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurlarının ise ... ve ... olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin zorunluluğu,
Kabule göre de;
2.Dolandırıcılık suçunun aynı kuyumcunun farklı şubelerinden anılan yöntemlerle farklı zamanlarda menafaat temini şeklinde gerçekleşmesi neticesinde, sanığın eyleminin zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, iki kez ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini, yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanğın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!