11. Ceza Dairesi 2020/5256 E. , 2023/6448 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/576 E., 2015/862 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarih ve 2015/576 Esas , 2015/862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın çeşitli suçlardan aramasının bulunduğu, evinde yapılan aramada yakalandığı esnada üzerinde suça konu ... adına sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanının bulunduğu, iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında ; mağdurun arabasında düşürdüğü nüfus cüzdanını hakkında çeşitli suçlardan araması bulunması sebebiyle aldığını, İstanbul'da oturan Mustafa isimli şahsın mağdurun kimlik bilgileriyle nüfus cüzdanı çıkarabileceğini belirtmesi bir adet fotoğrafını verdiğini, mağdurun kimlik bilgileriyle düzenlenen belgeyi alarak taşıdığını, suça konu nüfus cüzdanını herhangi bir yerde kullanmadığını beyan etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
4. Mahkemece suça konu sahte nüfus cüzdanı 01/12/2015 tarihli duruşmada incelenmiş ve sahteliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamayacağı, aldatma kabiliyetinin olduğu yönünde tespit yapılmıştır.
5. Sanığın inkara yönelik savunmasına araştırma tutanakları, mağdur beyanı ve dosya kapsamı itibarıyla itibar edilmemiştir.
6. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren sanığın alt sınırdan cezalandırılmasına, hakkında takdiri indirim uygulanmasına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunması sebebiyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın dosyaya yansıyan suça eğilimli kişiliği ve adli sicil kaydı nazara alınarak takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
7. Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/59, Esas ve 2012/145 Karar sayılı, 26.06.2012 tarihli ilamının kesinleşmediği bu suretle tekerrüre esas alınamayacağı, tekerrüre esas alınacak olan ilamın Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/210 Esas ve 2013/329 Karar sayılı ilamı olması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi 01.12.2015 tarihli 2015/576 Esas, 2015/862 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/210 Esas ve 2013/329 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, 5271 sayılı TCK' nın 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!