WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/5227 E.  ,  2023/6149 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/336 E., 2015/223 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, kararın 27.10.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak herhangi bir temyiz dilekçesi vermemiş olduğu tespit edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanık ...'in, 11.06.2010 tarihinde "Elekşi İnşaat Mühandislik Turizm Sanayi Ltd. Şti."ni kurduğu, diğer ortağının şirketteki hisselerini 23.08.2011 tarihinde Habibe Güngör Kılıç isimli şahsa, 12.09.2012 tarihinde kendi hisselerini katılan ...'ye, 05.11.2012 tarihinde de Habibe Güngör Kılıç'ın hisselerini katılana devretmesi ile katılanın tek hissedar olduğu, şirketteki ortaklığı ve yetkisi kalmadığı halde şirket adına kaşe temin ederek 16.08.2011 düzenleme tarihli olarak 600.000 TL bedelli senedi daha önceki borcuna istinaden temyiz dışı sanık ...'e verdiği, temyiz dışı sanığın da bu senede istinaden katılanın yetkilisi olduğu şirket aleyhine İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22945 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, yine aynı suç işleme kararının icrası kapsamında tanıklar ..., ... ve ... ile 06.11.2012 tarihinde buluşarak, katılana daha önce verdiği teminat senetlerini alabilmek için eski tarihli 800.000 TL, 600.000 TL ve 125.000 TL bedelli senetler düzenleyip bu tanıklara alacaklı olduklarından bahisle verdiği, tanıklar Özleyiş ve Umut'a adlarına düzenlenen senetlerin fotokopilerini, tanık Uğur'a ise aslını verdiği, tanığın sanığın yetkisiz olduğunu öğrendikten sonra senedi katılana teslim ettiği, temyiz dışı sanık ... ile tanık Uğur'a verilen senetlerin asıllarının temin edilmesi nedeniyle adli emanete alındığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, senetlerdeki imzaların sanık ...'e ait olduğunun ve her iki senette aynı kaşenin kullanıldığı, ancak bu kaşenin şirkete ait olmadığını tespit edildiği anlaşılmakla, sanık ...'in zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın, aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, daha önceden aynı konu ile ilgili olarak İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/290 Esas sayılı dava dosyasından yargılanıp beraat ettiğini, bu nedenle mükerrer yargılama yapıldığını, katılanın borçlarını ödememek için kasıtlı olarak şikayet ettiğini, suça konu alacaklısı ... olan 600.000 TL'lik ve 125.000 TL'lik alacaklısı ... olan senedi düzenleyip verdiğini, bunun nedeninin şirketine ait bir daireyi tanık ...'ye sattığını, bunun karşılığında kredi çekip kendisine verdiğini, senedi teminat olarak verdiğini, iddianamede yer verilen iki senedin de zaten fotokopiden ibaret olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılan ... aşamalarda alınan beyanında, Ereksi firmasının sahibi olduğunu, başka bir ortağının bulunmadığını, cezaevinde iken işlerini kardeşi İlyas...'nin yürüttüğünü, şirketi devir aldığında kimseye borcu olmadığını, temyiz dışı sanık ...'in alacağına bir diyeceğinin olmadığını, ancak borcun muhatabının Pretentis ilaç firması olduğunu beyan ettiği; hüküm verildikten sonra göndermiş olduğu 31.03.2016 havale tarihli dilekçesinde ise özetle, Ereksi İnş. Şirketinin asıl sahibinin kardeşi olan ve vefat eden İlyas... olduğunu, ancak araması olduğundan dolayı kağıt üstünde kendisinin yetkili gözüktüğünü, İzmir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/290 Esas sayılı dosyasına konu olan Habibe Güngör'e ait olan senedin gerçek bir senet ve düzenleme tarihinin doğru olduğunu, zaman kazanmak için kardeşinin azmettirmesi ile şikayette bulunduklarını, suça konu 600.000.TL senet alacaklısı temyiz dışı sanık ...'in, alacağını almak ümidiyle ve İlyas...'nin talep ve talimatıyla senedin eski tarihli düzenlendiği konusunda yalan tanıklık yaptığını, diğer tanıklar ..., ... ve ...'nin de sanık ile beraber hissedar oldukları Pratensis şirketinin batmasından dolayı aralarında husumet nedeniyle yalan tanıklıkta bulunduklarını, kardeşinin vefatından sonra haksız şikayet ve itirazlarından vicdanen rahatsız olduğu için şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
4. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/290 Esas sayılı dava dosyası sureti, İzmir 43. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/204 Esas sayılı dava dosyasına ait gerekçeli karar sureti, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/526 D.İş sayılı dosyasına ait karar sureti, İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22945 Esas sayılı icra takip dosyası, suça konu senet asılları, adli tıp uzmanından alınan 11.01.2014 tarihli bilirkişi raporu, tanıklar ..., ... ile ...'nin anlatımları ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, önceden yetkilisi olduğu şirket adına sahte kaşe yaptırıp eski tarihli olarak şirketin borçlu gözüktüğü sahte seneler düzenlediği, bu surette zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul olunan somut olayda; katılan ...'nin yargılama aşamasında alınan beyanlarında, suça konu senetlerin düzenleme tarihlerinin gerçek olmadığı, senette alacaklı gözükenlere şirketinin herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan etmesine karşın, temyiz aşamasında vermiş olduğu 31.03.2016 havale tarihli dilekçesi ile bu beyanlarının aksi yönde anlatımda bulunduğunun anlaşılmış olması karşısında, katılanın bilhassa temyiz aşamasında verdiği dilekçe kapsamında yeniden ayrıntılı beyanının alınarak, çelişki açıklatılıp giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında; sahte belge asıllarının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belgeler üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmadığının anlaşılması karşısında; aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek; mahkumiyet hükmüne dayanak oluşturulan senet asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadıklarının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre;
a.Sanığın, neticede 1 kez resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği halde, hükmün (3) numaralı bendinde "ayrı ayrı cezalandırılmasına" denilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
b.Gerekçeli karar başlığında "06.11.2012" olarak yazılması gereken suç tarihinin "2012" olarak eksik yazılmış olması,
c.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.