WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/4846 E.  ,  2023/6081 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/455 E., 2015/281 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın soruştruma aşamasında verdiği 30.07.2014 tarihli ifadesindeki imzanın sanığa ait olmadığını, bu ifadeye dayanılarak mahkumiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olması ve tekerrüre esas alınan ilamın Yargıtat Cumhuriyet Savcılığınca itiraz konu edilmiş olduğundan kesinleşmediği ve tekerrüre esas olamayacağından hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sarp sınır kapısından yurt dışına çıkmaya çalışırken Mehmet Çetin Canbolat adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ibraz ettiği belirtilerek resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Sanık talimat mahkemesindeki savunmasında hakkındaki suçlamayı kabul ettiğini, hakkındaki yargılama nedeniyle yurt dışına çıkmaya çalıştığını beyan etmiştir.
3. Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarının 08.08.2014 tarihli uzmanlık raporunda suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaati bildirilmiş, mahkemesince de gözlem yapılmış, gerekçeli kararda belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4.Mahkemesince sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın kovuşturma aşamasındaki sorgusunda da atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmakla sanık müdafiinin soruturma aşamasında verdiği usulsüz ifadesi nazara alınarak hüküm verildiği yönündeki temyiz isteminin reddi ile yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilerek dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/17 Esas, 2013/6 Karar sayılı ilamına konu mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.06.2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/24 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verildiği, bu kapsamda tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmediği ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay tarafından düzeltilebilecek bu husus dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür ile ilgili kısımların çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.