WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/4843 E.  ,  2024/1833 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/248 E., 2020/293 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, Katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi Kararının 09.07.2020 tarihinde katılan vekiline tefhim edildiği ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği bir haftalık kanunî temyiz süresi geçtikten sonra 23.07.2020 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/59 Esas ve 2015/479 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/9516 Esas, 2020/526 Karar sayılı ilâmıyla;
"II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
a. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve dosyada yer alan 18.12.2013 ve 20.12.2013 tarihli raporlarda aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belgelerin asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda gözlem yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; beraatine karar verilmesi, zamanaşımı olduğu ve kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında 21.07.2013 olarak hatalı yazılan suç tarihinin, suça konu aracın trafikten men edilerek otoparka çekildiği 31.03.2008 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 31.05.2008 olan suç tarihinden bozma sonrası verilen hükümden önce gerçekleştiği belirlenmiştir. Mahkemece sanık hakkında açılan kamu davası yönünden düşme hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
1. Katılan Vekilinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;
Katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanığın Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.