11. Ceza Dairesi 2020/3817 E. , 2024/6446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/389 E., 2015/659 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatlerine; sanık ...'ın tehdit suçundan aynı fıkranın (e) bendi gereğince beraatine; sanık ... hakkında hakaret suçundan aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu resmi belgede sahtecilik ile sanık ...'ın tehdit ve hakaret eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106, 125 ve 204 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'ın 12.06.2015, sanık ...'nün 27.07.2015 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğuyla DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızda oluşan görüş farklılığı "iddianamede açıklanan fiilin" kapsamı ve uygulanmasına ilişkindir.
5271 sayılı CMK'nin 170/4 "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." Aynı şekilde 225. maddede "hüküm ancak iddanamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." Görüldüğü üzere görevli Cumhuriyet savcısı soruşturma konusu kendi kullandığı hukuk dili, yazım tekniği, detaylandırma usulu ve kullandığı edebiyat dili ile birlikte ortaya iddanameyi oluştururken CMK'nin 170. maddeki çerçeve içerisinde bir izahat yapar. Dava konusu olayın ne olduğunu izah ederek suçun vasıflandırılmasını yapar; yaptığı bu vasıflandırmaya ilişkin sevk maddelerini göstererek sanığın cezalandırılmasını ister. Ancak mahkeme Cumhuriyet savcısının sevk maddelerine bağlı değildir. İddianamede anlattığı eylem ile bağlıdır, CMK'nin 225. maddesinde hüküm iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir. Dava konusu olayın hangi suça ilişkin olduğunu öncelikle Cumhuriyet savcısı daha sonra hükmü veren mahkeme belirler.
Görüldüğü üzere öncelikle iddianamenin kapsamının belirlenmesi için iddianamedeki anlatılan olaya bakmak gerekir.
Sanık hakkında İzmir C.Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09/04/2015 tarih 2015/10835 sayılı iddianamede sanığın üzerine atılı fiil ".... müştekinin teminat olarak imzalı boş bonoyu şüpheli Abdullah'a verdiği, şüpheli Abdullah'ın söz konusu bonoyu herhangi bir alacağı olmayan ...'ye verdiği bonoyu fikir ve eylem birliği içerisinde, iştirak halinde, 10.000 TL bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ... olarak düzenleyip/düzenletip Menemen İcra Müdürlüğünün 2014/637 esas sırasında takibe koymak suretiyle, müşteki tarafından imzalanmış boş bonoyu hukuka aykırı olarak ele geçirip hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşıldığından" şeklinde açıklanmıştır.
İddianame anlatımına göre, şüpheli Abdullah’ın, müştekinin imzalayarak kendisine verdiği bonoyu hiçbir alacağı olmayan ... ile birlikte hareket ederek icraya koymak suretiyle tahsili cihetine gittiği, bu anlatıma göre sanıklar hakkında kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin belirtildiğinin kabul edilip haklarında TCK 158/1-d maddesinde düzenlenen suçun oluşup oluşmadığını, oluşmuş ise delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olacağı, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken iddianamede yazılı vasıflandırma ile bağlı kalınarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!