11. Ceza Dairesi 2020/377 E. , 2023/5554 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/1416 E. 2015/270 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2012/1416 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204, 62 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, M.U.nun kimlik bilgilerine göre tamamen sahte olarak düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını suç tarihinde kolluk görevlisine ibraz ettiği, alınan ekspertiz raporu ile sahte belgenin aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirlendiği, yapılan gözlemde de bu hususun anlaşıldığı, bu şekilde atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına, adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanının aslı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları, tekerrüre esas alınan ilam örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2009 tarihli ve 2008/215 Esas, 2009/117 Karar sayılı 10 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/389 Esas ve 2011/56 Karar sayılı 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2012/1416 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "...Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/389 Esas 2011/56 karar sayılı kararıyla 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırıldığı, kararın 21/11/2011 tarihinde kesinleştiği..." ibaresinin çıkarılması ile yerine "...İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/215 Esas, 2009/117 Karar sayılı kararıyla 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 01/04/2011 tarihinde kesinleştiği..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!