11. Ceza Dairesi 2020/3637 E. , 2024/6525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/182 E., 2019/792 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/157 Esas, 2013/665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/157 Esas, 2013/665 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/4598 Esas, 2018/485 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, eksik inceleme hüküm kurulması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde uygulanması; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden ise, suç vasfında hata yapılması nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2018/182 Esas, 2019/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, değişen suç vasfına göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildi.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, resmi belgenin düzenlemesinde yalan beyan suçunun işlenmediğine, hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine, belgelerin aldatıcılık niteliklerinin olup olmadığının her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilmediğine, tekerrüre esas alınan ilamın kanun yararına bozma sonucunda ortadan kaldırıldığı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Başka bir soruşturma sebebiyle hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, kolluk görevlilerince yakalandığında, kendisini Y.Ç. olarak tanıtarak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak Y.Ç.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan üst aramasında da aynı kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş avukat kimliği ile sürücü belgesinin ele geçirildiği, yapılan parmak izi incelemesinde gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği iddiasıyla açılan kamu davalarında; sanığın ikrarı, suça konu belgelerin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğuna dair bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, eylemin resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını oluşturduğu kabul edilerek, temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Temyiz Yönünden
1. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafiinin belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın, inceleme konusu dosyanın suç tarihinden sonra, 02.07.2015 tarihinde kesinleşen Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/445 Esas ve 2008/984 Karar sayılı mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.06.2011 kesinleşme tarihli 2008/686 Esas, 2009/1350 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceği, ancak bu mahkumiyetin de uzlaştırma kapsamında bulunan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu dikkate alınarak, söz konusu dava ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra kesinleşen Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/445 Esas ve 2008/984 Karar sayılı mahkumiyetin tekerrüre esas alınması hukuka aykırı ise de, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçuna Yönelik Temyiz Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın hükümden sonra kesinleştiği ve tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Temyiz Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2018/182 Esas, 2019/792 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafın tamamen çıkartılarak yerine ''Sanığın, Eyüp (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/686 Esas ve 2009/1350 Karar hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçuna Yönelik Temyiz Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2018/182 Esas, 2019/792 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!