WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/3307 E.  ,  2024/8482 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/540 Esas, 2019/940 Karar
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın mükerrirlik sebebiyle reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kurum vekili tarafından; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.

III. GEREKÇE
A. Sanığın 11.10.2011, 14.01.2012, 23.01.2012, 27.01.2012,05.02.2012 ve 18.02.2012 tarihli eylemlerine ilişkin kurulan hükümler yönünden
Sanık hakkında 11.10.2011, 14.01.2012, 23.01.2012, 27.01.2012,05.02.2012 ve 18.02.2012
tarihinde gerçekleşen mühür bozma eylemlerine ile ilgili olarak, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/582 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın 15.11.2011 tarihli eylemine ilişkin kurulan hüküm yönünden
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sadece aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunması halinde davanın reddine karar verilebileceği, mühür bozma suçunda farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının, iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilerek; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, sanığın 15.11.2011 tarihli eylemine ilişkin mahkemenin sanık hakkında mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olarak kabul edilen İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.01.2018 tarihli ve 2016/582 Esas, 2018/20 Karar sayılı dosyası ile işbu dava dosyası arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükmünün verildiği 09.04.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Sanığın 11.10.2011, 14.01.2012, 23.01.2012, 27.01.2012,05.02.2012 ve 18.02.2012 tarihli eylemlerine ilişkin kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanığın 15.11.2011 tarihli eylemine ilişkin kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.