WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/3097 E.  ,  2023/6049 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/474 E., 2015/808 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/474 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu belgelerin sanık tarafından düzenlenmediğine ve kullanılmadığına, evinde yapılan aramada ele geçirildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, başka bir soruşturma nedeniyle evinde yapılan aramada suça konu iki adet sahte sürücü belgesinin ele geçtiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; suça konu belgeleri 2014 yılı mayıs ayında para karşılığında yaptırdığını beyan ederek suçunu ikrar etmiştir.
3. Emniyet Kriminal ekspertiz raporu ile suça konu belgelerin tümden sahte olduğu, yapılan sahtecilik ilk nazarda dikkati çekmediğinden aldatma niteliklerinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür
4. Mahkemece 16.06.2015 tarihli celsede; suça konu belgeler incelenerek aldatma niteliklerinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanık hakkında aynı anda ele geçen iki adet sürücü belgesi nedeniyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Gerekçede açıklanan nedenlerle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2012 tarihli ve 2012/1445-2013/54, 24.09.2013 tarihli ve 2012/1506-2013/391 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek/düzenlettirmek, ikinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek, üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi bilerek kullanmaktır. İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre suça konu belgelerin sahte olarak sanık tarafından düzenlettirildiğinin anlaşılması karşısında suçun sübutuna yönelik Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlendiklerine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde nazara alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş olup Mahkemece temel cezanın teşdiden tayin edildiği gözetilerek zincirleme suça ilişkin uygulamanın çıkartılması suretiyle hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/474 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı bölümün çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.