11. Ceza Dairesi 2020/2878 E. , 2024/3080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/512 E., 2016/112 K.
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/512 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi yok etmek suçundan, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Suç tarihinde Buldan Sulh Hukuk Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, aynı yer Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosunun 12.04.2013 tarihli yazısı ile gönderilen,... Noterliğince düzenlenmiş resmi belge niteliğindeki vasiyetnamenin bulunduğu kapalı mühürlü zarf ile ilgili işi UYAP üzerinden açıp, onaylayıp kapattığı ancak, söz konusu vasiyetnameyi esasa almayarak kaybolmasına sebebiyet verdiği iddia edilen olayda; belge aslının bir suretinin noterde saklanmış olması karşısında suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı ve sanığın söz konusu belgeyi yok etme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın mahkûmiyetine dair kararın verildiği tarih olan 18.02.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/512 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!