11. Ceza Dairesi 2020/1135 E. , 2024/7458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/309 E., 2015/462 K.
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/13 Esas, 2011/244 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2.Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/13 Esas, 2011/244 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 11.06.2014 tarihli ve 2013/2939 Esas, 2014/6503 Karar sayılı kararıyla; "...kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ... haklarında verilmiş soruşturma izni bulunmadığından 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alınması ve eksik araştırma ile hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/309 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanıklar Cercis Ümit Yolazangil ile Sergüden Çakıroğlu hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu'nun 16.02.2015 tarihli ve 2015/31 Karar sayılı kararıyla soruşturma izni verilmemesine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine,
b.Sanıklar ... ile ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında "2001" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu en son (4) nolu hakediş raporunun düzenlendiği "21.04.2003" tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A.Sanıklar Cercis Ümit Yolazangil İle Sergüden Çakıroğlu Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
1.Suç tarihi itibari ile kamu görevlisi olan sanıklar hakkında İstanbul Valiliği İl İdare Kurulunun 16.02.2015 tarihli kararı ile soruşturma izni verilmemesine dair karar verildiğinin ve usulüne uygun kesinleştiğinin anlaşılması ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fırkasında yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü de dikkate alındığında, sanıklar hakkında kovuşturma şartı yokluğu nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ... İle ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
1. Sanık ... hakkında soruşturma izninin talep edildiği 09.11.2005 tarihinden, soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın kesinleştiği 13.12.2006 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
2. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2010 tarihli ve 2010/328 Esas sayılı iddianamesi ile, kamu görevlisi olan sanık ... ile kamu görevlisi olmayan müteahhit sanık ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış olduğu, sanıkların yargılama konusu eylemleri için, suçun sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanan memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, memur olmayan sanık ...'ın da bu eylemlere iştirak ettiğinin kabulü gerekeceği ve suç tarihi itibarıyla lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 104 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Suç tarihinin 21.04.2003 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A.Sanıklar Cercis Ümit Yolazangil İle Sergüden Çakıroğlu Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/309 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar ... İle ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/309 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!