WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/105 E.  ,  2023/5989 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/415 E., 2015/365 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2014/415 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci ve maddeleri uyarınca 6.000,00 ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından;borcun önceden doğan borç olduğu, senet üzerindeki keşideci imzasının sanığa ait olmadığı, sanığın atılı suçu işlemediği, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, mahkemece deliller yeterli tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçeleriyle hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, gümüş takı işi yapan katılandan satın aldığı mala karşılık sahte olarak düzenlediği "borçlusu Yücel KESKİN, alacaklısı ... olan, 15.08.2012 düzenleme ve 30.04.2013 ödeme tarihli 8.000,00 TL bedelli" yine "borçlusu Yücel KESKİN alacaklısı ... olan 15.08.2012 düzenleme ve 25.03.2013 ödeme tarihli, 4.000,00 TL bedelli" iki adet bonoyu ciro ederek katılana verdiği, her iki senedin karşılığının ödemediği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçları inkar etmeye yönelik savunmada bulunmuştur.
3. 20.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda borçlusu Yücel Keskin alacaklısı Adem Akçakaya olan 15.08.2012 tanzim ve 25.03.2013 ödeme tarihli 4.000 TL bedelli senet ile borçlusu Yücel Keskin alacaklısı Adem Akçakaya olan 15.08.2012 tanzim ve 30.04.2013 ödeme tarihli 8.000 TL bedelli senetlerdeki ön yüzlerindeki tanzimle ilgili el yazılarının, borçlu imzalarının arka yüzündeki birinci ciranta hanesindeki Adem Akçakaya ibareli el yazılarının, birinci ciranta imzalarının Adem Akçakaya isimli sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden
1. Sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, dosyadaki mevcut 20.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda suç konusu senetlerin ön yüzlerindeki tanzimle ilgili el yazıların, borçlu imzalarının arka yüzündeki birinci ciranta hanesindeki Adem Akçakaya ibareli el yazılarının, birinci ciranta imzalarının Adem Akçakaya isimli sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmiş olması ve sanığın senetleri katılana vermiş olduğunu kabul etmiş olduğunun anlaşılması karşısında; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğundan adli tıp kurumundan yeniden rapor alınmasının sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın birbiriyle çelişen savunmaları , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2014/415 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2014/415 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.