WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2019/3247 E.  ,  2023/5748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/14 E., 2017/153 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2012/117 Esas, 2012/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2012/117 Esas ve 2012/389 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.12.2016 tarihli ve 2014/11299 Esas, 2016/9717 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılan banka şubelerinde ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı kullanarak kredi sözleşmesi imzalayarak haksız kredi kullandığı tespit edilmiş ise de ele geçirilemeyen nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti olup olmadığı tespit edilemediğinden kredi sözleşmesi davaya esas alınarak sanığın eyleminin TCK.nun 207. maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/14 Esas ve 2017/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kararı temyiz ettiği, bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın,katılan ...'ın kimlik bilgilerini içeren fakat kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı düzenleyerek bu belgeyi kullanmak suretiyle, 19/07/2011 tarihinde Denizbank Altunizade Şubesinden 15.100,00 TL, 19.07.2011 tarihinde TEB Altunizade Şubesinden 15.000,00 TL, 20.07.2011 tarihinde İNG Bank Altunizade Şubesinden 20.000,00 TL, 21.07.2011 tarihinde Akbank Altunizade Şubesinden 10.000,00 TL kredi kullandığı anlaşılmaktadır.
2.Mahkemesince, sanığın, katılan banka şubelerinde ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı kullanarak kredi sözleşmesi imzalayarak haksız kredi kullandığı tespit edilmiş ise de ele geçirilemeyen nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti olup olmadığı tespit edilemediğinden kredi sözleşmesi davaya esas alınarak sanığın eyleminin TCK.nun 207. maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu husustaki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/14 Esas ve 2017/153 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.