11. Ceza Dairesi 2019/11982 E. , 2023/6096 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/35 E., 2015/599 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, hırsızlık şüphesiyle yakalandığı sırada polis memurlarına kendisini Barış Sağol olarak tanıttığı ve Barış Sağol adına düzenlenen üst arama tutanağı ile sevk ve ... bırakma tutanağını imzaladığı, adli rapor ve parmak izi alınacağı esnada ise itirafta bulunarak gerçek kimlik bilgilerini söylediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. İddianamede her ne kadar sanığın polis memurlarına gerçekte var olmayan Barış Sağol ismini beyan ettiği belirtilmiş ise de dosya içerisinde bulunan ve POLNET-KPS projesinden alınan belgede Barış Sağol’un TC kimlik numarasının bulunduğu belirlenmiş olup UYAP üzerinde yapılan sorgulamada Barış Sağol'un gerçekte var olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
4. Mahkemece sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Başka suçtan Adana E Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın, hakkında hırsızlık suçundan soruşturma ve kovuşturma yapılmasını önlemek için Barış Sağol'un kimlik bilgilerini kullandığı ve yürütülen soruşturma kapsamında Barış Sağol adına düzenlenen üst arama tutanağı ile sevk ve ... bırakma tutanağını imzaladığı dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın eyleminin seri muhakeme usulüne tabi 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!