11. Ceza Dairesi 2019/11886 E. , 2023/6452 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/282 E. 2015/626 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, Antalya ili Döşemealtı ilçesi Kömürcüler Köyü eski numarası 7... Parsel, yeni numarası 8... Ada 1... Parsel olarak belirlenen taşınmazda kiracı olarak bulunduğu sırada, sonradan suç tarihinde Batı Antalya Emlak Müdürlüğüne verdiği dilekçesinde daha önce M.U. adına kullanıcı tespiti gören taşınmazı devraldığından bahisle satın alma talebinde bulunup ekinde zilyet devir belgesini sunduğunu beyan ederek başvuru yaptığı, yine Batı Antalya Emlak Müdürlüğünce gönderilen tespit tutanağında da sanığın 2011 yılı 17 Temmuzundan itibaren araziyi kullanmaya başladığını bildirdiği ve görevlilerce devir sözleşmesini ibraz ettiğinin tutanak altına alındığının anlaşıldığı, suça konu anlaşma tutanağı başlıklı zilyetlik devir sözleşmesindeki M.U.ya atfen atılan imzanın Antalya Polis Kriminal Laboratuvarından alınan ekspertiz raporu ve İstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlileri tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla bu kişinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, suça konu belgenin sanık tarafından kullanılması, hukuki sonuç doğrucu özelliğinin bulunması ve bu belgeden menfaat temin eden kişinin sanık olması nedeniyle, sahte olarak hazırlanan bu belgenin sanık tarafından kullanılmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği, imzayı bizzat atmasa da sahte olarak hazırlanmış ve imzalanmış belgeyi kullanarak menfaat temin etmeye çalıştığı, sözleşmenin imzalandığı sırada hazır bulunan tanık İ.A.'nın sözleşmenin M.U. tarafından bizzat imzalandığını görmediğini beyan etmesi, diğer tanık V.K.'nin sanığın çalışanı konumunda bulunması sebebiyle imzanın M.U. tarafından atıldığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, dinlenen muhtar ve diğer tanıkların anlaşmanın yapılmadığı, para konusunda anlaşmazlık bulunduğu yönündeki anlatımları karşısında bilirkişi raporları da dikkate alındığında sanığın savunmalara itibar edilmeyerek, üzerine atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgenin örneği, kurumların cevabi yazıları, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, bilirkişi heyet raporu, katılanlar ve tanıklar İ.A., M.K., H.B., H.G., V.K.nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu belge aslının Mahkemece incelendiği ve aldatma kabiliyeti bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2018/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!