11. Ceza Dairesi 2019/11855 E. , 2023/4191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2013/543 Esas, 2015/803 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.... ...'nün ... Teknik İnşaat ve End. Malz. San. Tic. Ltd. Şirketine ait olarak görülen 27.08.2011 tarihli, 17.200,00 TL bedelli ve 34383877 seri numaralı çeki suç tarihinde şikâyetçi bankanın Diclekent Şubesine götürerek tahsil için ibraz ettiği, banka görevlilerince yapılan ilk incelemede çekin banka tarafından bastırılan çeklerden olmadığının saptanması üzerine ihbarda bulunulduğu, suça konu çeki bankaya ibraz eden ... ...'nün alınan ifadesinde, arkadaşı ve köylüsü olan ...'a 2011 yılı Ağustos ayı içerisinde 17.200.00 TL parayı borç olarak verdiğini, ...'in kendisine teminat olarak bir yakını olan sanık ...'tan çek alarak vereceğini söylediğini, bu şekilde tanımadığı sanık ...'un İstanbul ilinden kargoya vererek önceden düzenlenmiş ve ...'un cirosunu taşıyan çeki gönderdiğini, çekin tarihi geldiğinde tahsil için bankaya gittiğinde sahte olduğunun ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ...'un alınan savunmasında, ... ... isimli şahıstan komisyon karşılığı aldığı suç konusu çeki ciro ederek borcuna karşılık yakını olan ...'a gönderdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini ifade ettiği, yapılan kolluk araştırmasında sanık ...'nin öne sürdüğü ... ... isimli bir şahsın belirlenemediği anlaşılmıştır.
3. Uzmanlık raporuna göre, ele geçirilen 27.08.2011 tarihli çekin tümden sahte olarak oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğini haiz olduğu, ... adına atılı bulunan imzanın sanık ...'un eli ürünü olduğu, ... ... adına atılı bulunan imzaların da ... ...'nün eli ürünü olduğu, keşideci imzası ile birinci ciranta olarak görünen Veysi ... adına atılmış imzaların ... ... ve ...'un eli ürünü olmadığının belirlenmiştir.
4.Mahkemesince, sanığın hayatın olağan akışına ters olan savunması, sanığın savunmasında geçen ... ...'in çekin üzerinde herhangi bir cirosunun bulunmaması karşısında, sanık savunmasının itibar edilebilir olmadığı, sanık ...'un muhteviyatı itibari ile resmi belge niteliğini haiz çeki sahte olduğunu bilerek kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2013/543 Esas, 2015/803 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!