WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2019/11660 E.  ,  2023/6151 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/256 E., 2015/483 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/256 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; duruşma talepli olarak, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, fazla ceza tayinine, suça konu plakanın üzerinde soğuk mühür izi bulunmadığından aldatma niteliğinin bulunmadığına, yargılama aşamasında adli tıptan yeni bir rapor alınmadığından eksik incelemeye, karar duruşması tarafına tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlanmış olmasına, müsadere kararı verilmiş olmasına ve lehe olan hükümlerin uygulanmamış olmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sevk ve idaresindeki aracın park halinde bulunduğu esnada kolluk görevlilerince yapılan kontrolde, üzerinde takılı bulunan plakaların hiçbir araca ait olmadığının anlaşıldığı, yaptırılan kriminal inceleme neticesinde söz konusu plakaların sahte olup tescil plakalarının üzerinde bulunması zorunlu olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna ait mührün bulunmadığı ve takarak kullanılması halinde aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, suça konu plakaları internetten sipariş ettiğini, oğlunu mutlu etmek için bu plakaları aldığını, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Elbistan İlçe Emniyet Müdürlüğünden alınan yazı cevabına göre; ... plaka sayılı araca ait herhangi bir bilgiye rastlanılmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
4. Soruşturma aşamasında Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 07.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu 2 adet araç tescil plakasının fiziksel olarak incelenmesinde, üzerilerinde basılı bulunması gereken Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu içerikli soğuk mühür izinin bulunmadığı, sahte olarak oluşturuldukları, araca takılmak suretiyle kullanılması halinde uzaktan plaklar üzerinde mühür olmadığı anlaşılamadığından aldatma niteliğine haiz oldukları, ancak yakından yapılan kontrolde plakaların sahteliği kolaylıkla anlaşılacağından aldatma kabiliyetine haiz olmadığı şeklinde rapor tanzim edildiği tespit edilmiştir.
5. Suça konu plakalara ilişkin olarak Mahkeme gözlemi yapılmadığı anlaşılmıştır.
6. Yapılan yargılama neticesinde, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın sahte plaka kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 07.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu plakalarda, plaka basımını gerçekleştiren kuruluşa (T.Ş.O.F.) ait basılı bulunması gereken soğuk mühür izlerinin bulunmadığının belirtilmesi ile Mahkemece plakaların sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadıkları, üzerlerinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmedikleri yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında; suça konu plakaların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre, tescil plakalarında işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu da göz önünde bulundurularak, yasal unsurları taşıyıp taşımadıkları ve aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmaları gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre;
a.Temel ceza miktarı belirlenirken, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm kurulması gerekirken, "5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 37/1 delaleti ile TCK 210 uyarınca" denilmek suretiyle kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
b.Adli emanetin 2015/390 sırasında kayıtlı suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
c.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/256 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.