11. Ceza Dairesi 2019/11160 E. , 2023/6792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/87 E., 2015/405 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2014/87 Esas, 2015/405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; belgeyi hiç bir yerde kullanmaması nedeniyle, verilen cezanın fazla olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın şüpheli hareketleri nedeniyle gbt sorgusu yapıldığında hakkında arama kararları bulunduğu tespit edildiğinden işlemler için kolluk aracına alınmış, seyir halindeyken araca cüzdan bıraktığı görülünce cüzdanda yapılan aramada Güral Atan adına düzenlenmiş sanığın fotoğrafı bulunan sürücü belgesi ele geçirilmiş, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Kriminal rapor ile suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiş, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
3. Mahkeme tarafından suça konu belgenin incelenerek aldatıcılık niteliği taşıdığı belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
5. Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluştuğundan mahkumiyet kararı verilmiş, adli emanette bulunan belge aslının akıbeti hakkında karar verilmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2008 tarihli ve 2002/400 Esas, 2008/85 Karar sayılı 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/246 Esas, 2006/414 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2014/87 Esas, 2015/405 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tekerrür uygulamasına ilişkin üçüncü bendinden “ Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/246 Esas, 2006/414 Karar, 14.11.2006 tarihli sayılı ilamı ile verilmiş hapis cezasının 14.06.2011 tarihinde infaz edildiği " ibaresinin çıkartılarak yerine " ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2008 tarihli ve 2002/400 Esas, 2008/85 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!