11. Ceza Dairesi 2019/10722 E. , 2023/6066 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/613 E., 2015/974 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/613 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine,
3. Sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... ve ...'ın temyizleri; resmi belgede sahtecilik suçunu işleme kastlarının olmadığına, söz konusu damperin haczedilen damper değil ...'a ait damper olduğuna, bu nedenle haklarında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyizi; sanıklar hakkında yetersiz ve yanlış gerekçe ile verilen beraat kararları ile sanık ... hakkında yine yetersiz gerekçe ile verilen kamu davasının reddi kararının ve sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayini ile eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın bir alacağını tahsil edebilmek amacıyla sanık ... aleyhine icra takibi başlattığı ve takip neticesinde 23.12.2014 tarihinde haciz işlemi gerçekleştirilerek bir adet boyasız, lastiksiz, plakasız damper kasasının haczedilerek sanık ...'a yediemin olarak bırakıldığı, borcun ödenmemesi üzerine 26.12.2014 tarihinde haczedilen malın muhafaza altına alınabilmesi için tekrar iş yerine gidildiğinde sanıkların daha önce haczedilen malın müşterilerine ait olması nedeniyle ona teslim edildiğini, iş yerinde bulunan damperin ise sanık ... adına kayıtlı ... plakalı başka bir damper olduğunu savundukları, yapılan araştırmada haczedilen dampere, sanık ... adına kayıtlı olan 42 GM 014 plakalı araca ait plaka ve şasi numaralarını monte ettiklerinin anlaşıldığı ve bu şekilde sanıkların üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Dosya arasında bulunan 12.03.2015 tarihli " görgü ve tespit tutanağı" başlıklı belgede; damperin yapılan görgü tespitinde şasi kısmının bulunmadığı, sadece tekne kısmının bulunduğu, bir adet... plaka levhasının damperin arka plakalık kısmında yeni monte edildiği, aracın gömme şasi numarasının bulunduğu eğri boyun şasi kısmının olmadığı ancak yine eğri boyun şasi kısmının üzerinde bulunan etiketin şu an tekne tabir edilen damper kasanın arka sağ alt kısmında yeni monte edilerek tutturulduğu, tekne kısmının yeni imalat olduğu ve yeni kaynak izlerinin bulunduğu, etiketin üzerinde şasi numarasının bulunduğu, bu şasi numarasının 42 GM 014 plakalı araca ait olduğu ve bu aracın ... adına kayıtlı olduğu ve takılı olan plakanın orijinal olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
3. Damper üzerinde bulunan etiketin Taşkir firmasına ait olması nedeniyle firma yetkilisi olan ve tanık olarak beyanına başvurulan H.T; damper kasalarda şasi kısmı olmadan kesinlikle bu etiketleri bu hali ile damper kasanın alt kısmına vurmadıklarını, dorse şasinin ayakla king pimi arasında okunabilecek gözükebilecek şekilde sağ ön tarafına perçinle monte edildiğini, kendisine gösterilen damper kasa kısmının hiçbir yerine bu tip etiketin yönetmelik gereği vurulamayacağını, görünüş itibarı ile etiketin sonradan monte edildiğini beyan etmiştir.
4. Sanık ... savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, damperin kendisine ait olan damper olduğunu, haczedilen damper olmadığını beyan etmiş, sanık ... da; söz konusu damperin haczedilen damper olmadığını, abisi olan diğer sanığa ait olan damper olduğunu, ayrıca kendisine muhafaza görevinden bahsedilmediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
5. Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1150 Esas sayılı dosyasından getirtilen "aslı gibidir" kaşeli bilirkişi raporunda da; yediemin deposunda muhafaza altında bulunan yarı mamül yarı remorkun 23.12.2014 tarihinde haczedilen römork olduğu, 26.12.2014 tarihinde muhafaza altına alınan, üzerinde 42 GM 014 plaka ve Taşkır etiketli, etiketinde şasi numarası bulunan yarı mamül yarı römorkun 23.12.2014 tarihinde haczedilen yarı römork olduğu, damper şasisinin bulunmadığı tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
6. Mahkemece; sanıkların, haczedilen dampere sanık ...'a ait başka bir aracın 42 GM 014 plakasını ve şasi numarasını monte ederek üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sübut bulduğu belirtilerek haklarında bu suçtan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunda; sadece beyanın yeterli olmaması ve suçun oluşumu için beyanın doğruluğunun düzenlenecek resmi belgeyle ispat edilmesinin gerektiği, beyanı alan memurun beyanın doğruluğunu tahkik edip buna kanaat getirdikten sonra belgeyi düzenlemek durumunda ise atılı suçun oluşmayacağı, somut olayda da itiraz ya da istihkak iddiası üzerine icra müdürlüğünün gerçeği araştırmakla yükümlü olduğu, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı kanaati ile haklarında temyize konu beraat hükümleri ve sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda; suçun oluşumu için failin teslim amacı dışında tasarrufta bulunması, sanıkların başka bir araca ilişkin plaka ve şasi numarası monte etmeleri eylemlerinin bozma, yok etme ya da amacı dışında tasarrufta bulunma niteliğinde olmadığı, sanıkların eyleminin aynı zamanda resmi belgede sahtecilik suçunu da oluşturduğu ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması nedeniyle atılı suçla ilgili olarak temyize konu kamu davasının reddi hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
12.03.2015 tarihli görgü tespit tutanağında, dampere takılan 42 GM 014 sayılı plakanın orijinal olduğunun değerlendirildiğinin belirtilmesi ve plakanın sahte olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delil olmadığının anlaşılması karşısında; suç tarihinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 03.10.2016 tarih, 676 sayılı KHK ile değiştirilen 23 üncü maddesinin son fıkrasındaki “başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlar Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır” hükmünün yürürlüğe girmediği gözetilerek eylemin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 23 üncü maddesindeki idari yaptırım uygulanmasını gerektiren kabahati oluşturacağı, resmi belgede sahtecilik suçuna konu şasi numarasının yer aldığı etiketin ise resmi belgede sahtecilik suçuna konu belgelerden kabul edilemeyeceği, dosya arasında bulunan görgü tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre de damper üzerinde şasi kısmının olmadığının yalnızca etiketin monte edildiğinin belirtilmesi karşısında, bu yönden de suçun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık ... Hakkında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Söz konusu suçun oluşabilmesi için; failin kendisine teslim edilen mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunması gerektiği, sanığın davaya konu dampere başka bir araca ait plaka ve şasi etiketi monte etmesi şeklindeki eylemlerinin bu suçun oluşumuna sebebiyet vermeyeceği, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmayacağı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması nedeniyle atılı suçtan davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/613 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler ve Sanık ... Hakkında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/613 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!