11. Ceza Dairesi 2019/10569 E. , 2023/6277 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/175 E., 2015/592 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/175 Esas, 2015/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmedilen cezanın ağır olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Çeşitli suçlardan araması olup ... kimliğini kullandığı kolluk tarafından tespit edilen sanığın yerinin bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, sanığın kolluk görevlilerine ... adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçları işlediğini ikrar etmiştir.
3. 31.10.2014 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma tutanağından; araması bulunan ve ... kimliğini kullanabileceği bildirilen sanık ...’ın yerinin bildirilmesi üzerine sanığın yanına gidildiğinde kolluk güçlerine, hakkında çıkarılan yakalama kararından kurtulmak için ... adına tanzim edilmiş sürücü belgesini ibraz ederek kendisini ... olarak tanıttığı tutanak altına alınmıştır.
4. Osmaniye Emniyeti Olay Yeri İnceleme birimi tarafından parmak izi alınan sanığın parmak izlerinin ... olduğunun tespit edildiğine dair uzmanlık raporu dosya arasındadır.
5. Sürücü belgesi aslı Adli Emanetin 2014/1395 sırasına kaydedilmiştir.
6. Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 10.07.2015 tarihli raporuna göre ele geçirilen sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
7. Mahkeme sanığın atılı suçları işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. İddia, savunma, yakalama tutanağı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları oluşmayacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; daha önce işlediği iddia olunan suçlar nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan sanığın yerinin, eşgal bilgilerinin ve ... kimliğini kullanabileceğini kolluk güçlerince tespit edilmesi üzerine sanığın, yanına giden ve aslen gerçek kimliğini bilen polis memurlarına kimliğini gizlemek amacıyla kendisini ... olarak tanıtıp sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği, keza sanığın yanına gidildiğinde kolluk görevlileri tarafından sanığın gerçek kimlik bilgilerinin bilindiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş,
2. Kabul ve uygulamaya göre de, sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenleOsmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/175 Esas, 2015/592 Karar Sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/175 Esas, 2015/592 Kararı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!