WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/98 E.  ,  2024/2702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2318 E., 2023/2522 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/248 E., 2023/261 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 06.01.1994 tarihinde işe başlayıp dört ay süre ile çalıştığının tespiti ile davalı Kurumun E-93508956-203.06.01-54012201 sayılı 14.10.2022 tarihli EYT Kanunu'ndan yararlanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, davacı tarafın 1994 yılındaki çalışmalarından bahsetmiş ise de; dava konusu şirketin bir yıl önce devredildiğini ve şimdiki hissedarları tarafından satın alındığını, devir sonrası sorumluluk gereği önceki hissedarların da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacı tarafın çalışma iddiasını ispatlar somut delil olmadığını, salt işe giriş bildirgesinin kanıt sayılamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca devirden önce müvekkili şirket tarafından SGK ile prim affı kapsamında toplu bir anlaşma yapıldığını ve tüm primlerin ödendiğini, davacı tarafın prim ödemesinin yapılmamasının fiili çalışması olmadığının kanıtı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacı adına davalı işverene ait işyerinde 06.01.1994 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiği, ancak bahse konu işyeri için 1994/01 dönemine ait olarak dört aylık sigorta prim bordrosu verilmediği, 1994/01 dönemine ait olarak işyerinde bir çalışmanın mevcut olmadığının tespit edildiğini, davacının iddia ettiği hususlarda hiçbir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin tanık beyanları dışında resmi ve yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı işverenin işe giriş bildirgesi verdiğini, ancak dönem bordrosuyla gün ve kazanç bildirilmediği için Kurumun bu girişi geçerli saymadığını, davalıların sorumluluğunda olan işlemleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin hakkının korunması gerekirken davanın reddedildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere, işverence davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği görülmekle birlikte davacının eylemli çalıştığına dair delil bulunmadığı görülmektedir. Davacının tespit talep ettiği tarihten önce davalı şirketin kanun kapsamından çıktığı, dinlenen tanıkların çalışmasının çekişmeli dönem öncesinde olduğu, davacının iddiası ile tanık anlatımlarının çalışma dönemi yönünden birbiriyle uyumlu olmadığı, komşu işyeri tanığının davacıyı tanımadığı açık olmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir..." gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

2. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde, davacı adına davalıya ait 499.09 sicil no.lu iş yerinden 06.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak iş yerinden hiç sigorta bildiriminin yapılmadığı, kömür ocağı işletmesi mahiyetli ve iş yerinin "Hürriyet Cad. No:316 ..." adresinde 15.03.1953-31.12.1993 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1994 yılında dönem bordrosu vermediğinin bildirildiği, öte yandan anılan şirketin vergi mükellefiyet kayıtlarına göre "Akdeniz Cad. ... İşhanı 5/211 ..." adresinde aşındırıcı metaller, amyant, arsenik cevherleri, sabun taşı ve feldisbat madenciliği alanında 01.11.1986-15.07.1990 arası bir mükellefiyetin bildirildiği, dinlenen davacı tanıklarının hizmet kaytları getirtilmeden beyanlarına başvurulduğu ve eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Buna göre, Mahkemece, davalı şirketin ne zaman kurulduğu, adresi, faaliyet alanlarına ilişkin bilgilerini içeren ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, öte yandan davalı şirketin başkaca vergi mükellefiyetlerinin olup olmadığı araştırılarak vergi kayıtları getirtilmeli, bozma öncesi dinlenen davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri ile davalı iş yerinden verilmiş varsa işe giriş bildirgeleri getirtilerek beyanları denetlenmeli, taraflardan sorulmak suretiyle çalışmayı bilebilecek başkaca tanıklar belirlenerek ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler giderilmeli, böylelikle, davacının dava konusu dönemde çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

3.Kabule göre de Kurumun fer'i müdahil olarak gösterilmesi gerekirken karar başlığında davalı olarak gösterilmesi isabetsizdir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.