WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/960 E.  ,  2024/3896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/249 E., 2023/425 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.07.2005 ile 01.01.2014 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususları kabul etmediklerini, düğün salonlarının yılın belli zamanlarında hizmet verdiğini, davacının sigortalılığının bildirilmemesinin nedeninin yeşil kartlı oluşundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde ;hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla incelenmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli 2014/495 Esas 2016/199 Karar sayılı kararıyla davacı tarafın iddia ettiği dönemleri kapsar çalışmasının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 21.Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli 2016/10136 Esas 2018/347 Karar sayılı ilamı ile "davacı adına davalı işyerinden Kuruma bildirilen çalışma bulunmadığı,1001780 sicil numaralı işyerinin ... (İnci Düğün Salonu) adına 14.07.2005-31.03.2010 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu,1004227 sicil numaralı işyerinin ... ... ... adına toplantı ve düğün salonu olarak 18.03.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı,dönem bordrolarının dosyada bulunduğu, dinlenen bir kısım bordo tanıklarının davacıyı tanımadığını beyan etmesine rağmen, bir bölümünün de davacının bir süre davalı işyerinde çalıştığını ifade ettiği, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, 1004227 ve 1001780 sicil numaralı işyerleri arasında organik bağ olup olmadığını araştırmak,her iki işyerinin dönem bordrosunda ihtilaflı dönemde kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, emniyet ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği,süresi ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ,düğün salonunda çalışanların kimliklerinin emniyete bildirilip bildirilmediği konusunda araştırma yapmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermektir " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... tanıkların beyanlarından davacının 2005 yılı 07, 08 ve 09. Ayda 2007 yılı 05, 06, 07, 08 ve 09. Ayda 2012 yılı 06, 07 ve 08. Ayda çalıştığının tespit edildiği, davacı tarafından düğünlerin yapıldığı dönemde her ay 30 tam gün çalışması bulunduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığı gibi toplanan delillerin incelenmesinden dava dosyası kapsamında bu yönde tespit yapılmasını gerektirir bir delilin de bulunmadığı, bu durumda bordrolu tanıkların sigortadaki prime esas gün sayısına göre bordrolu tanık sayıldıkları göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, davacının çalıştığı tespit edilen süre olan 07-08-09/2005, 05-06-07-08-09/2007, 06-07-08-09/2010, 06-07-08/2012 tarihlerine bakıldığında bu tarihler arasında uzun süreler bulunduğu, çalışma dönemleri arasında kesintisiz çalışmanın varlığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu nedenle dava tarihi olan 16.09.2014 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık hak düşürücü süre göz önüne alındığında davacının sadece 06-07-08-09/2010, 06-07-08/2012 aylarına yönelik hizmet tespiti talebinde bulunabileceği, hak düşürücü süre nedeniyle zaten tüm çalışma davalı ...'e ait işyerinde geçtiğinden sorumluluğun her halükarda davalı ... üzerinde olacağı, dava dosyası kapsamında davacının asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı yönünde tespit yapılamamış olması nedeniyle davacının asgari ücretle çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
a-Davacının davalı ... ...'e ait 2 9321 01 01 10042227 076 01-39 sicil no.lu iş yerinde;
- 01.06.2010-30.06.2010 tarihleri arasında brüt günlük 24,30 TL ücret ile 15 gün süre ile,
- 01.07.2010-30.09.2010 tarihleri arasında brüt günlük 25,35 TL ücret ile 80 gün süre ile,
- 01.06.2012-30.06.2012 tarihleri arasında brüt günlük 29,55 TL ücret ile 30 gün süre ile,
- 01.07.2012-30.08.2012 tarihleri arasında brüt günlük 31,35 TL ücret ile 60 gün süre ile çalışmasının gerçek ve fiili bir çalışma olduğunun tespitine,

b-Davacının 14.07.2005 - 31.09.2005, 01.05.2007 - 30.06.2007 ve 01.07.2007 - 30.09.2007 tarihleri arasındaki tespit talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine,

c- 02.07.2005 - 13.07.2005, 01.10.2005 - 30.04.2007, 01.10.2007 - 31.05.2010, 01.10.2010 - 31.05.2012, 01.09.2012 - 01.01.2014 tarihleri arasındaki tespit talebinin kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, tespiti istenen döneme ilişkin iddiasının tanık beyanları ile ispatlandığını, davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, Mahkemece yetersiz araştırma ile karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

3.Davalı vekili, tanıkların bordrolu veya komşu işyeri tanığı olduklarını gösterir hiç bir belgenin ibraz edilmediğini, beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının İnci Düğün Salonu iş yerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirilmediği iddiası ile talep konusu dönemde sürekli çalışmanın tespitini istediği, anılan işyerinin 14.07.2005- 31.03.2010 tarihleri arasında dava dışı ... adına 18.03.2010-31.12.2015 tarihleri arasında ise davalı ... ... adına kayıt ve tescilli olması hususu gözetildiğinde, öncelikle dava dışı işveren ...'ün de HMK.'nın 124 kapsamında davaya dahil edilip, delil ileri sürmesi ve savunma yapmasına imkan tanıyarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

2.Diğer taraftan, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu) maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Somut olayda, dava tarihinden 5 yıl geriye gidilmek suretiyle daha önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığına dair mahkemenin kabulü isabetsizdir. Dava tarihinin 16.09.2014 olması ve davacının 02.07.2005 ile 01.01.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmesi karşısında hizmet tespiti istemi açısından hak düşürücü süre, talebe göre ve davalı ile dava dışı ... arasındaki ilişki irdelenerek ,hukuki ve fiili bağın varlığı ve çalışmanın işverenler nezdinde kesintisiz devam edip etmediği belirlenerek değerlendirilmelidir.

3.Dinlenen bordro tanıklarının da kısmi bildirimi bulunması karşısında talebe konu tüm dönemi kapsayacak biçimde ve söz konusu dönemde çalışma olgusunu bilebilecek nitelikte komşu işyeri işverenleri ile bunların bordroda kayıtlı çalışanları belirlenerek dinlenmeli, tanıkların hizmet cetvelleri ve vergi kayıtları da dosyaya eklenmek suretiyle beyanlarının sıhhati denetlenmeli sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.