10. Hukuk Dairesi 2024/948 E. , 2024/2439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/429 E., 2023/1029 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/47 E., 2022/11 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalıya ait 1007597.027 sicil sayılı işyerinde 01.06.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.03.1999 tarihine kadar her ay 30 gün esasına göre kesintisiz çalıştığını, ancak hizmetlerinin Kuruma eksik bildirilmiş olduğunu, bu şekilde sosyal güvenceden yoksun bırakıldığını beyan ederek, davalıya ait işyerinde 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talep ettiği sürenin üzerinden 20 yıl civarında zaman geçmiş olduğunu, taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süreye uğramış bulunduğunu, davacının çıkrık makinesinde parça başı ücret esasına göre çalıştığını bu nedenle kesintili olarak çalıştığını, parça başı ücret esasına göre düzenlenen aylık ücret bordrolarını ihtirazı kayıtsız imzalamış olduğunu, çalıştığı gün kadar ücret ödendiğini ve çalıştığı gün kadar hizmeti kuruma bildirildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, davalıya ait işyerinde 01.06.1996 -01.03.1999 tarihleri arasında çalıştığını, hizmetlerinin Kuruma bildirilmiş olduğunu, kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait işyerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dosyasının tetkikinde, davacının çalıştığı ve bir kısım hizmetlerinin Kuruma bildirildiği davalı şirkete ait işyerinin ''2.Organize Sanayi Bölgesi.... Bulvarı, No:65./ .... / Gaziantep'' adresinde kurulu olduğu, işyerinde “Yünlü Dokuma işi” yapıldığı, davalı şirkete ait 1007597 sicil nolu iş yerinin 21.06.1995 tarihi itibarıyla mülga 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, olduğu, faaliyetine halen devam ettiği, davacının, davalıya ait bu işyerinde 01.06.1996 tarihi itibarıyla girişi, 01.03.1999 tarihi itibarıyla çıkışı ve toplam: 452 gün hizmetinin Kuruma bildirilmiş olduğu, davacının çalışmalarında giriş - çıkış tarihleri arası dönemde her ay, veya her 4 aylık dönemlerde hizmetlerinin bildirildiği, ancak hizmetlerin her ayda ve dönemde eksik bildirildiği, davacının, davaya konu edilen 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arası dönemde davalı şirkete ait işyeri hariç herhangi bir işyerinde Kuruma bildirilmiş hizmeti bulunmadığı, ücret tahakkuk bordrolarında davacının adına atfen atılı imzaların, davacıya ait olmadığının iddia edildiği, imza inkarında bulunulduğu, ücret tahakkuk bordrolarında davacının adına atfen atılı imzaların davacının eli ürünü olup, olmadığı yönünde İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.02.2018 tarih, 2018 / 054 sayılı Uzmanlık Raporunda, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait ücret tahakkuk bordrolarında Davacı ... adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, inceleme konusu belgelerin tanzim tarihlerine yakın zamanda atılmış mukayese imzaların temin edilerek gönderilmesi halinde yeniden inceleme neticesinde bir kanaat bildirmenin mümkün olabileceğinin bildirildiği, aynı konuda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 15.04.2019 tarih, 2018 / 89610 sayılı raporunda, incelemeye konu ücret bordrolarında ... adına atılmış bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle daha ileri bir tespite gidilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
... Somut olayda, davacının talebinin, davalıya ait iş yerinde 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arasında kuruma bildirilen günler haricinde hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine ilişkin olup, davacının çalıştığı ve bir kısım hizmetlerinin Kuruma bildirildiği davalı şirkete ait işyerinin ''2.Organize Sanayi Bölgesi,..... No:65./ .... / Gaziantep'' adresinde kurulu olduğu, işyerinde “Yünlü Dokuma işi” yapıldığı, davalı şirkete ait 1007597 sicil nolu iş yerinin 21.06.1995 tarihi itibarıyla mülga 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, faaliyetine halen devam ettiği, davacının, davalıya ait bu işyerinde 01.06.1996 tarihi itibarıyla girişi, 01.03.1999 tarihi itibarıyla çıkışı ve toplam 452 gün hizmetinin Kuruma bildirilmiş olduğu, davacının çalışmalarında giriş - çıkış tarihleri arası dönemde her ay veya her 4 aylık dönemlerde hizmetlerinin bildirildiği, ancak hizmetlerin her ayda ve dönemde eksik bildirildiği, davacının, davaya konu edilen 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arası dönemde davalı şirkete ait işyeri hariç herhangi bir işyerinde kuruma bildirilmiş hizmeti bulunmadığı, davacının; davalıya ait bu işyerinde 01.06.1996 tarihi itibarıyla girişi 01.03.1999 tarihi itibarıyla çıkışı ve toplam 452 gün hizmeti Kuruma bildirilmiş ise de, davacının, davalıya ait bu iş yerinde 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arasında her ay 30 gün esasına göre kesintisiz çalıştığı ve fiili çalışma olgusunun yeminle dinlenen davacı, kamu ve bordro tanıklarının beyanları ile aydınlığa kavuştuğu ve bunun da sosyal güvenlik hakkı için yeterli olduğu, yeminle dinlenen tanıkların, yargıtay içtihatları uyarınca aranan kriterlere uygun nitelikte kamu tanığı vasıfları bulunan davacı tanıklarının davacının iddialarını teyit eder nitelikte beyanda bulunmaları göz önüne alınarak, davacının, kurumun 1007597.027 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalıya ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında 01.06.1996-01.03.1999 tarihleri arasında 538 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz şekilde çalıştığının kabulü gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının, kurumun 1007597.027 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalıya ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında 01.06.1996-01.03.1999 tarihleri arasında 538 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz şekilde çalıştığı" gerekçesiyle;
"Davanın kabulü ile;
1-Davacının, kurumun 1007597.027 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalıya ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında 01.06.1996-01.03.1999 tarihleri arasında 538 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davada tanık beyanları dışında davasını ispat edecek hiç bir delili bulunmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kararın müvekkil lehine ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, Yerel Mahkemece dinlenen tanık ifadelerinde davacının çalışmalarının kesintili olduğunu, dinlenen bordro tanıkları ve kamu tanığı ifadelerinde ise davacının söz konusu iş yerinde kendi nam ve hesabına çalıştığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Somut olayda; yargılamaya konu davanın davacının, davalıya ait iş yerinde 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak Kuruma bildirilen günler dışında çalışmalarının tespiti hakkında olduğu, davacının hizmet cetvelinde davalıya ait bu işyerinde 01.06.1996 tarihi itibarıyla girişi, 01.03.1999 tarihi itibarıyla çıkışı ve toplam: 452 gün hizmetinin Kuruma bildirilmiş olduğu, davacının çalışmalarında giriş - çıkış tarihleri arası dönemde her ay, veya her 4 aylık dönemlerde hizmetlerinin bildirildiği, ancak hizmetlerin her ayda ve dönemde eksik bildirildiği, davacının davaya konu edilen 01.06.1996 - 01.03.1999 tarihleri arası dönemde davalı şirkete ait işyeri hariç herhangi bir iş yerinde kuruma bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, ücret tahakkuk bordrolarında davacının adına atfen atılı imzaların, davacıya ait olmadığının iddia edildiği, imza inkarında bulunulduğu, ücret tahakkuk bordrolarında davacının adına atfen atılı imzaların davacının eli ürünü olup, olmadığı yönünde İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.02.2018 tarih, 2018 / 054 sayılı Uzmanlık Raporunda, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait ücret tahakkuk bordrolarında Davacı ... adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, inceleme konusu belgelerin tanzim tarihlerine yakın zamanda atılmış mukayese imzaların temin edilerek gönderilmesi halinde yeniden inceleme neticesinde bir kanaat bildirmenin mümkün olabileceğinin bildirildiği, aynı konuda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 15.04.2019 tarih, 2018 / 89610 sayılı raporunda, incelemeye konu ücret bordrolarında ... adına atılmış bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle daha ileri bir tespite gidilemediğinin bildirildiği Mahkemece özellikle davacının davalı iş yerinden Kuruma bildirilen süreleri ve tanık beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Karar bu haliyle yerindedir.
Belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği" gerekçesiyle;
1-Davalı ve feri müdahil vekillerinin, Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 20.01.2022 tarih ve 2017/47 E. - 2022/11 K. sayılı ilamına yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde davalıya ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında 01.06.1996-01.03.1999 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece davacının eksik bildirilen aylık hizmetlerinin 30 güne tamamlanması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, öncelikle davacıya davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davasını açıklattırmak suretiyle davalı işyerinde hangi işi yaptığı, hangi tarihler arasında ne kadar süre çalıştığı, ücretlerini elden alıp almadığı, ücretini alırken bordro imzalayıp imzalamadığı hususları sorulmalı, dinlenilmeyen bordro tanıkları tespit edilerek bu kapsamda davacının çalışmaları ile ilgili bilgileri sorulmalı, ücretlerin elden alınıp alınmadığı, alınıyorsa bordroları imzalayıp imzalamadıkları, davacının da bordroya imza atıp atmadığı hususları sorulmalı, oluşması halinde tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli ve sonucuna göre fiili çalışma tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!