WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/934 E.  ,  2024/1409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/337 E., 2023/311 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/714 E., 2021/434 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve ... şirketleri ile davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ve ... ... Özel Güvenlik Sistemleri ve Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu iş kazasının olduğu 14.02.2014 tarihinde ... Özel Güvenlik Firması'na bağlı olarak DGS Baskı Teknolojileri A.Ş.'nin özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı ... ... A.Ş.'nin iş kazasının meydana geldiği tarihten sonra taşındığını, kaza tarihi olan 14.02.2014'te "Bağlarbaşı Mah. Atatürk Cad. No:140" adresinde faaliyette iken saat 14-30-15:30 sularında şirketin önüne gelen kağıt toplayıcıların şirkete girmek istemesi üzerine müvekkilinin görevi gereği bunun mümkün olmadığını söylemesi ve aralarında tartışma çıktığını, kağıt toplayıcılarının ısrarla şirket sınırları içerisinde bulunan çöp ve atık konteynırlarına yönelmesi neticesinde aralarındaki tartışma şiddetlenerek fiili müdahaleye dönüştüğünü, müvekkilinin kendilerini defalarca uyarmasına ve görevi ve aldığı talimatlar gereği kendilerine içeriye girmelerine müsaade edemeyeceğini söylemesine rağmen içeriye girdiklerini, olay sırasında kağıt toplayıcısı şahıslar görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışan müvekkilini çıkan arbede esnasında bacağından bir kaç kez bıçakladıklarını, mezkur davaya konu olay hakkında soruşturma yapıldığını, kağıt toplayıcılar hakkında ... Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2014/304 Esas sayılı yazısı ile olayın kamera görüntülerini içeren dosya içeriği ile kamu davası açıldığını, ilgili ceza yargılaması dosyasında olayı gören ve tanıklık yapanların beyanlarının mevcut olduğunu, olayın üzerine ağır şekilde kan kaybına uğrayan müvekkilinin gözlerini hastanede açtığını, kendisine doktorlar tarafından atar ve toplar damarlarının kesildiği beyan edildiğini ve bu yüzden ameliyata alınarak operasyon geçirdiğini, müvekkilinin her ne kadar bu operasyondan yaklaşık 20 gün sonra taburcu olmuş ise de bacağında meydana gelen ödem nedeniyle tekrar kontrole gittiğinde kendisine doktorlar tarafından damarda kaçak olduğunun söylenmesi ve tekrar ameliyat olması gerektiğinin beyan edilmesi üzerine yeniden ikinci operasyonu geçirdiğini, ikinci operasyonun sonunda da ayağındaki geçmeyen ödem üzerine müvekkilinin yeniden hastaneye gittiğini, doktorlar tarafından kendisine bacağına saplanan bıçağın paslı olması nedeniyle tekrar ödem oluştuğunun ve üçüncü bir ameliyatın gerekli olduğunun söylenmesi üzerine üçüncü operasyonu geçirdiğini, üçüncü operasyon sonrası rutin kontroller için hastaneye giden müvekkiline doktoru, kaza nedeniyle toplar damarın tıkandığını ve ilaç tedavisi ile tıkanıklık giderilemez ise dördüncü bir operasyon vasıtası ile bacağına stent takılacağını beyan ettiğini, müvekkilinin sağlık durumunun akıbetinin bu nedenle hala belirli olmadığını, müvekkilinin tekrardan ameliyat olması durumunda bacağının kesilme riskinin olduğunu ileri sürerek olayın bir iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili, müvekkili şirketin İçişleri Bakanlığından aldığı izin çerçevesinde 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu uyarınca kişi ve kuruluşlara kendi personeli ile özel güvenlik hizmeti verdiğini, davacı işçinin de bu bağlamda diğer davalı şirkete ait işyerinde 01.02.2013 tarihinden itibaren özel güvenlik görevlisi (ÖGG) olarak istihdam edildiğini, davacının ücretinin bordrosundaki (asgari ücret) gibi olduğunu, maaşının bankaya yattığını, dava konusu olayın müvekkili Kurum tarafından güvenlik hizmeti verilen diğer davalıya ait işyerinin dışında meydana geldiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi gelişmediğini, olayın gelişimine ait detayların ilgili ceza dosyasında açıkça yer aldığını, dava dışı, zarar verici davranışta bulunan kişilerin kasıtlı davranışları neticesinde meydana gelen olay nedeniyle müvekkili şirkete bir kusur izafe etmenin mümkün olmadığını, kaza sonrası müvekkili şirketin tarafından gerek SGK'ya ve gerekse kolluk kuvvetlerine gerekli bildirimlerin yapılmış olduğunu, eldeki dava nedeniyle taraflarına izafe edilebilecek bir eksikliğin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı tarafın iddialarını ve davasını kabul etmediklerini ve bu nedenle de davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili firmanın 5188 sayılı Kanun gereği özel güvenlik ihtiyacını ... ... Özel Güvenlik Sis. Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş. ile yaptığı sözleşme uyarınca sağladığını, davacı işbu özel güvenlik firmasının çalışanı olduğunu, davacı tarafın 14.02.2014 tarihindeki yaralanmasına ilişkin iddia ve iş kazası iddialarına itiraz ettiklerini, davacı asilin yargılama dışı üçüncü şahısların eylemi ile yaralandığını, bu yaralama olayına ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini, davacı asilin üçüncü şahıslara küfür ve hakaret içeren sözler sarf ettiği ve öncelikle davacının fiili taaruz da bulunduğuna ilişkin beyan ve iddiaların da ... Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası kapsamında söz konusu olduğunu, bu yargılamanın devam ettiğini, davacı asilin yaralanmasında davalı müvekkil firmanın işçi sağlığı ve iş güvenliği manasında hiçbir ihmali ve kusurunun söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın etiket baskı imalat sektöründe faaliyet gösterdiğini, Kasım 2013 civarında, imalata ilişkin ekipman ve üretim faaliyetleri Atatürk Caddesi Maltepe adresinden dava dilekçesindeki adrese taşındığını, özel güvenlik görevlisi olan davacının görev tanımının basit ve açık olduğunu, davacının yapması gereken görevi hususunda gerekli eğitim ve belgeye sahip olduğunu, özel güvenlik görevlisi olan davacının pasif önlemeden ibaret görev tanımı haricinde davacıya talimat ve görev yüklenmesinin söz konusu olmadığını, davacının tedavi sürecinde ağır ihmalinin ve kusurunun olduğu da gerek kendisi ve gerekse yakınlarının beyanları ile öğrenildiğini, davacının öngörülen fizik tedaviyi ihmal ve reddettiği gibi tıbbi öneri ve gereklere de riayet etmediğini, bu tutum neticesinde davacıya ilişkin tedavi süreci olumsuz etkilendiği gibi komplikasyonlara ve yaranın kötüleşmesine sebebiyet verdiğini, sağlık dosyası ve muayene neticesinde elde edilecek bilirkişi raporu ile bu durum netlik kazanacağını, davacı tarafın davasının hakkın kötüye kullanımı kapsamında olduğunu, gerçekleşen yaralanma olayında ve sonrasındaki tedavi sürecinde davacının ağır ihmal ve kusurunun tanık beyanları, ceza dosyası ve bilirkişi incelemesi ile aydınlanacağını, ayrıca davacının tedavi sürecinde davalı müvekkil firma tarafından yakın ilgi ve maddi yardımının sürdürüldüğünü, hatta davacının mesnetsiz gerekçelerle yardım taleplerine şahit olunduğunu, bununla birlikte davacının sağlık raporunun süresinin dolmasına rağmen, davalı firmaya ve davalı ... firmasına raporlu olduğunu beyan ederek, iş başı yapmadığını, bu durumun Kasım 2014'te yapılan ortak bir toplantı neticesi açığa çıktığını, davacının SGK ve işyeri kayıtlan ile ... ... Güvenlik ... A.Ş. kayıtlarının celbi ile bu hususun sabit olduğunu, arz edilen ve yargılama safhalarında tespit edilecek hususlarla anlaşılacağı üzere, dava konusu edilen hususun davacı ile dava dışı üçüncü şahısların arasında cereyan ettiğini, işin ve hizmet ilişkisinin yürütülmesi kapsamı dışında kalan hususlardan kaynaklandığını, söz konusu durumun iş kazası niteliğine bağlanmaya çalışılmasına ilişkin davacı iddia ve talebi hukukun temel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... kazalı ...'ın davalılardan '... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.' unvanlı işverenliğin sigortalısı olduğu görülmüştür. Üç kağıt toplayıcısının ...'ın güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı işyeri sınırları içerisine geri dönüşüm konteynerinden kağıt alma amacıyla girdikleri ve çıkan arbedede içlerinden birinin ...'ı bacağından bıçakladığı dosya kapsamında toplanan delillerden anlaşılmış ve Mahkememizce yapılan bu değerlendirme neticesinde dıştan gelen ve sigortalı tarafından istenmeyen bir yaralanma olayı neticesinde sigortalının kazaya uğrama unsurunun da gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kazalı ...'ın işvereni '... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.' tarafından kazanın gerçekleşmiş olduğu 'DGS Baskı Teknolojileri A.Ş.' unvanlı şirkete ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak görevlendirildiği, ... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'nin güvenlik hizmeti verdiği, kazalı işyerinde giriş çıkışları kontrol etme görevini yerine getirirken mezkur olayın gerçekleştiği kanaati dosya kapsamında mevcut olan ifadeler, kurum inceleme raporu ve tüm sair deliller birlikte değerlendirilmekle kabul edilmiştir. kaza sonucu kazalı ...'ın bedensel olarak zarara uğradığı anlaşılmış ve meydana gelen olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunuğu değerlendirilmiştir. Gerek Kurum kayıtları, gerek ... Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/304 esas sayılı dosyası, gerek kazalı ve tanık beyanları, gerekse tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Davacı ...'ın 14.02.2014 tarihinde yaşamış olduğu olayın iş kazası olduğu değerlendirilmiş ve davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; iş kazası şartlarının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde düzenlendiğini, ilgili Kanun gereğince bir olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için, “sigortalının, işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla, sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda...” hallerinden birinde meydana gelmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... ... Özel Güvenlik Sistemleri ve Eğitim Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekili; dava konusu olayın, güvenlik hizmeti verilen diğer davalıya ait işyerinin dışında dava dışı, zarar verici davranışta bulunan 3.kişilerin suç sayılan fiilleri neticesinde meydana geldiğini, işin yürütümü ile olay arasındaki illiyet bağının kesildiğini, Valilik kararı gereği özel güvenlik görevlilerinin silahsız olarak görev yaptığını, böylesi bir olayda kolluk kuvvetlerine haber verilmesi gerektiğini, olayda 5510 sayılı Kanun gereği zorunlu olarak sayılan iş kazası sayılma koşulları gerçekleşmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı ... vekili; Mahkemece eksik inceleme ile değerlendirme yapıldığını, rapora itirazların değerlendirilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Kazalı ...'ın davalılardan '... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.' unvanlı işverenliğin sigortalısı olduğu, üç kağıt toplayıcısının ...'ın güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı işyeri sınırları içerisine geri dönüşüm konteynerinden kağıt alma amacıyla girdikleri ve çıkan arbedede içlerinden birinin ...'ı bacağından bıçakladığı, kazalı ...'ın işvereni '... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.' tarafından kazanın gerçekleşmiş olduğu 'DGS Baskı Teknolojileri A.Ş.' unvanlı şirkete ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak görevlendirildiği, ... ... Özel Güvenlik Sis. ve Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'nin güvenlik hizmeti verdiği, kazalı işyerinde giriş çıkışları kontrol etme görevini yerine getirirken mezkur olayın gerçekleştiği, kaza sonucu kazalının bedensel olarak zarara uğradığı, meydana gelen olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, ... Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/304 Esas sayılı dosyasının (müştekisinin kazalı Rasim olduğu, sanıkların kağıt toplayıcılar İrfan Karakeçi ve Azad Gülecan olduğu) ... Anadolu 10 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/598 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, söz konusu dosyadan sanıklar hakkında "kasten yaralama" suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay incelemesinde (eksik araştırma ve cezaların azlığı sebebiyle) bozulduğu,

Davanın 25.12.2014 tarihinde açıldığı, Kuruma başvurunun ise yargılama aşamasında 19.06.2017 tarihinde yapıldığı, davalı Kurum'un, başvuru üzerine gereğini yerine getirerek olayın iş kazası olduğu yönünde tespit yapıldığı,

Mahkemece olayın iş kazası olduğuna dair yapılan değerlendirme ve incelemenin yerinde olduğu ancak davalı Kurum tarafından yargılama aşamasında başvuru yapılması üzerine gereğinin yerine getirilmiş olması ve kazanın iş kazası olarak kabul edilmesi nedeniyle Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı dikkate alındığında davalı Kurum aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili kısım yönünden kararın hatalı olduğu anlaşılmaktadır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve HMK'nın 355'inci maddesine göre istinaf sebepleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, davalı şirketler vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı ...'ın 14.02.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ve Kurumun yargılama giderlerinden sorumluluğu bulunmadığına" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazasının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.