10. Hukuk Dairesi 2024/933 E. , 2024/2433 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1461 E., 2023/328 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/118 E., 2022/17 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 30.07.2012 -11.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akti ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının 30.07.2012 tarihinde işe girdiği beyanın gerçek olmadığı, davacının 17.07.2013 tarihinde işe girdiğini, 31.10.2013 tarihine kadar çalıştığını, davalının vasıfsız eleman olarak çalıştığını, davacının daha önceden çalıştığı ancak işe girişinin sonradan yapıldığı iddiasının gerçek olmadığını,davacı dava dilekçesinde saat 19.00 da işi bırakması gerekirken işverenin talimatıyla iş yerinde kaldığını ve gece saat 0l.00 da sağ elini makinaya kaptırdığı beyanının ispatlanması gerektiğini, davacı bu iddiasıyla hiç uyumadan 24 saat çalıştığını iddia ettiğini, bunun mümkün olmadığını üstelik başvurduğu hastanenin doktorunun bunu anlayacağını, davacının 17.05.2013 tarihinde işe alındığının kendisinin sağ elinden rahatsız olduğunun beyan ettiğini, haksız ve dayanaksız davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, bunların aksinin eş değer deliller ile kanıtlanması gerektiğini, iş aktinin tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ( işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs...) ispatlanması gerektiğini, mutlaka dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan; aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasını, yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanları hükme esas alınmamasını, iş akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait 1 Kuruma verilip verilmediğinin yada çalışmaların Kurumca tespit edilip ediği araştırılmasını, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı işyeri gerçekte var olup olmadığı, vergi dairelerinden, esnaf ve sanatkarlar sicilinden, meslek kuruluşlarından araştırılmasını, dava açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden vekalet ücretine hükmedilmemesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı ...'in.... işyeri sicil numaralı ... ünvanlı davalı işyerinde 30.07.2012-11.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve fiili bir şekilde çalıştığını, davacının hizmet dökümünde dava edilen tarihlerde davalı işyerinde veya başka bir işyerinde çalışmalarının olmadığı, Askerlik Şubesinden gelen yazıda da dava edilen tarihlerde askerde olmadığının görüldüğü,.... işyeri sicil numaralı ... ünvanlı davalı işyeri 30.10.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığını, davada tespit talep edilen süreler 30.07.2012-11.12.2012 olup dava 19.12.2013 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında davada hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, davacının 1220390.034 iş yeri sicil numaralı ... ünvanlı davalı işyerinde 30.07.2012-11.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz, gerçek ve fiili çalışmasının olup olmadığı noktasında toplandığını, davacıya ait Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 2016/7710 sayılı raporu incelendiğinde olayın iş kazası olarak nitelendirildiği, davacının meslekteki kazanma gücü kaybı gereğince sürekli iş görmezlik ödeneği bağlandığı dikkat alındığında davacının 11.12.2012 tarihinde iş kazısı geçirdiğinin kabulünün gerektiği, ayrıca dinlenen tanıklardan ...'ın olaya ilişkin beyanında "kendisi başka makinada ilgilenir iken davacının elini makinaya" kaptırdığı beyan etmektedir ve bu tanığını işe giriş tarihi de 11.12.2012 dir, yine bu tanık;" kendi işe girişinin de geç yapıldığını ve işyerinde sadece davacının sigortasız çalıştığını Sosyal güvenlik denetmenleri gelmeden önce davalı ...'in kendisini çağırarak davacının makine işini davacıya tanık tarafından verildiğini söyleyeceklerini, davacının çalışmadığına dair sigorta denetmenlerine beyanda bulunmasi için kendisine para teklif ettiğini, kendisinin de "bana para vereceğine kaza geçiren işçiye ver dediğini, ancak yine de usta olması nedeniyle kaza kendisinin başına kalır, sorumluluğu kendisine atarlar diye davacının işyerinde çalışmadığına dair beyanda bulunduğunu. Davacının iş yerinde sigortasız olarak çalıştığını, normalde gündüz çalıştığını ancak gece vardiyasında ortacı olarak çalışan bir eleman işten ayrılınca davacı da gece vardiyasına kendisinin yanına geldiğini, kazanın saat 00:00- 01:00 sıralarında olduğu; yine dinlenen tanıklardan ...'in davacının kendisinden sonra( kendisi 2011 yılında işe başlamıştır) 2012 yılı yaz aylarında işe başlamış olabileceğini yönündeki beyanı, Yargıtay'ın bu tür hizmet tespiti davalarında dinlenilmesi yönünde içtihat oluşturduğu bordrolu iş yeri çalışanı olan Borde tanığı ...'ın "davacıyı aynı işyerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını, çalıştığı tarihleri ve ne kadar süre çalıştığını hatırlamadığını kendisinden sonra işe başladığını, yine kendisi işten ayrılmadan kısa bir süre önce işyerinde iş kazası geçirdiğini, vasıfsız işçi olarak çalıştığını hatırladığını, hatırladığı kadarıyla metal enjeksiyon makinesine elini kaptırdığını" yönündeki beyanı ve davacının, hatırladığı kadarıyla kendisinden yaklaşık 1 yıl kadar sonra çalışmaya başladığını, hatta 2013 yılında ilk çalışmaya başladığı iş yerinin 200-300 metre mesafesinde başka bir işyerine taşındığını, davacı yeni iş yerine “ taşındıktan sonra işe başlamıştı diye hatırladığı" ( davalı işyerinin 23.03.2012 tarihinde ....Mh Amiral Sk No: 1 ..../İst adresine taşındığını) şeklinde beyan ettikleri" gerekçesiyle;
"1-) Açılan davanın kabulü ile davacı ...'in, 1220390.034 işyeri sicil numaralı ... ünvanlı davalı işyerinde,
- 30.07.2012 - 11.12.2012 tarihleri arasında; 132 gün olmak üzere, günlük brüt 31,35-TL ücret ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ve kesintisiz çalışmanın ispatlanmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; dava tarihi itibariyle Kurumun sıfatının ''davalı'' olduğu, 15.10.1974 doğum tarihli davacının 28.08.1994-30.01.1995 tarihleri arasında askerlik vazifesini yerine getirdiği, askerliğe elverişli olmadığının rapor ile tespit edilmesi üzerine erken terhis edildiği, davacıya ait hizmet cetvelinin incelenmesinde; 17.05.2013-31.10.2013 tarihleri arasında ''metal dökücü'' meslek adı ile davalı şirkete ait 1220390 sicil numaralı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, kesintisiz çalışma iddiası dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak dürücü süre içerisinde davanın açıldığı, davacı adına başka bir çalışma kaydı bulunmadığı, 1220390 sicil numaralı iş yerinin 30.12.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı görülmüştür.
Davacı tarafça davalı işverenliğe karşı açılan iş kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat davasının Bakırköy 21. İş Mahkemesi'nin 2013/793 E sayılı dava dosyasında görüldüğü ve Mahkemece davacının davalı şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken 11.12.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğinin kabul edilerek karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 2016/7710 sayılı raporunda olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği ve kaza tarihinin 11.12.2012 olarak belirtildiği, iş yerinde talebe konu dönemde çalışma kaydı bulunan bordrolu tanıklar ile taraf tanıklarının dinlenildiği, bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.
Somut olayda; davacının iş kazası geçirdiği gerekçesi ile Kuruma yaptığı başvurusu neticesinde Kurum tarafından davacının 11.12.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğinin kabul edildiği, dosyada dinlenen ve talebe konu dönemde iş yerinde bordrolu olarak çalışan işçilerin davacının çalışmasını ve kesintisiz olduğunu doğruladıkları görülmüştür.
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!