WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/9221 E.  ,  2024/8594 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1761 E., 2024/312 K.
KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine davalı ... Perakende A.Ş. vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/284 E., 2023/541 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı sigortalının 17.04.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay tarihinde ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin arıza bakım onarım işini üstlendiğini, ihale döneminin 31.12.2017 tarihinde sonlandığını, kaza tarihinde ark ihbarı alınması üzerine, arıza bakım onarım sorumlusu tarafından ... ve davacıdan oluşan ekibin arızayı gidermek üzere görevlendirildiğini, oluşan ark nedeniyle davacının yaklaşık 6 metreden düşmek suretiyle yaralandığını, ancak kazanın meydana gelmesinde davacının kendi kusurlu hareketlerinin neden olduğunu, iş güvenliği eğitimi aldırıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmış olduğu diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin şirketin arıza bakım ve onarım işini kendisine ihale ettiği firma olup müvekkili şirketin davacının üst işvereni olmadığını, açılan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, şirketin gerekli iş güvenliği denetimlerini yaptığını, üzerine düşen ve yasal mevzuattan kaynaklı tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 5.468.923,44‬ TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının malulen emekli edildiği tarih belirlenerek bu tarihten sonra gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplandığını, uyuşmazlığa konu iş kazasını geçirmemiş olsaydı emekliliğe kadar aktif olarak çalışacağını, bu nedenle 60 yaşından itibaren pasif döneme geçilmek suretiyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, aktif dönem hesabının malulen emeklilik sebebiyle asgari ücret üzerinden değerlendirilmesi durumunda bağlanan gelirlerin peşin sermaye bedelinde değişikliğe gidilmesi ve tazminat hesabının bu nedenle değişmesi durumu ortaya çıkacağını, maddi zarar hesaplamasında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, davacının gerçek ücretinin emsal yazı cevapları uyarınca asgari ücretin en az 2,55 katı olması gerekirken zararın eksik hesaplandığını, bakıcı giderinden takdiren %30 indirim uygulanmaksızın karar verilmesi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi ile yalnızca kusur indirimi öngörüldüğünü, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, gelir elde etmeye başlayacağı yaş itibariyle muhtemel ileri dönem ücretinin hesaba esas alınması gerektiğini, bakiye dönem ücretinin hesaba esas alınması gerektiğini, ömrünün 100 yaş sonuna kadar ileri çekilerek progresif rant yöntemine göre belirleme yapılması gerektiğini, 07.08.2023 tarihli ek istinaf dilekçesiyle taraflarına yüklenen kusur oranını da kabul etmediklerini, süresinden sonra sunulan ek istinaf dilekçesi (15.01.2021 tarihli) ile, hakkaniyet indirimi uygulanmaksızın güncellenen asgari ücretler de dikkate alınarak bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, meydana gelen kazanın tamamen davacının kendi dikkatsizliği sonucunda oluştuğunu, şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazadan sorumlu tutulamayacağını, kusur raporuna itirazları neticesinde ek rapor alınmadığını, şirket tarafından tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, eğitimlerin verildiğini, hesap bilirkişisinin raporunda henüz muaccel olmayan gelecek dönem kazançlara faiz işletilmesi ve faize ek olarak kaza tarihinden itibaren de faize hükmedilmiş olmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, hangi davalının hangi oranda belirtilen tutardan sorumlu olduğunun belirtilmediğini, yaşam tablosu hesabında PMF-1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının süreç içerisinde iyileşme durumu göz önüne alınarak maluliyet oranının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, husumete izin kararı olmaksızın davacı tarafça yapılan işlemlerin geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bedelin fahiş olduğunu belirterek, Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak gerekçeleri doğrultusunda yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... Perakende A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yüklenici firmada çalıştığını, aralarında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, şirketin kusuru bulunmadığını, davacıya verilen kusur oranının düşük olduğunu, şirketin gerekli iş güvenliği denetimlerini yaptığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalıştığı davalı ... Sistem Bilişim İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin diğer davalı ...Ş.'nin arıza, bakım ve onarım işini aldığının anlaşıldığı, davalı ... AŞ'nin iştigal alanının elektrik dağıtım işi olduğu, arıza bakım ve onarımının uzmanlık gerektiren asıl işin bir parçası iş mahiyetinde olduğu, davacının ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den ihale alınan iş dışında başka bir işte de çalıştırıldığının ileri sürülmediği, buna göre davalı Gediz A.Ş.'nin asıl işveren konumunda olduğundan husumet itirazının yerinde görülmediği, hükme esas alınan ve önceki tarihli raporlardaki çelişkileri gideren olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri almadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandığı 13.12.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu kapsamında, davaya konu iş kazasının meydana gelmesine etken olan kusur aidiyet ve oranları olarak; davalı asıl işveren ... A.Ş.'nin %40, Setaş ... Ltd. Şti.'nin %30 ve kazazede işçinin %30 oranında kusurlu olduğu yönünde iş mevzuatı çerçevesinde yapılan açıklamalar ışığında tarafların vekillerinin kusur aidiyet ve oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacının belirlenen %100 meslekte kazanma güç kaybı oranının YSK ve ATK raporlarıyla sabit olduğu, raporlarda kontrol kaydı ya da davacının giderek iyileşeceğine yönelik bir ibare bulunmadığı, dosya kapsamında davacının yargılama sürecinde iyileştiğine yönelik bir delil de sunulmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı dikkate alındığında dava ve değer arttırım tarihinde tazminat alacağının zamanaşımına uğramadığının belirlendiği, davalı tarafça TRH-2010 tablosunun kullanılması gerektiği ileri sürülmüşse de TRH-2010 tablosunun PMF-1931 tablosuna göre yaşam sürelerini daha uzun belirlediği dikkate alındığında bu durumun davalı aleyhine sonuç doğuracağı açık olmakla, davalı tarafın TRH-2010 tablosunun kullanılmasına yönelik itirazlarında hukuki yararının bulunmadığının anlaşıldığı, yapılan hesabın farazi verilere dayandığı, bilinen somut bir durumun varlığında farazi verilere göre hesap yapılamayacağı, emekliliğin 60 yaşından önceki bir tarihte vaki olduğunun anlaşılması halinde, bilinen bu tarihin pasif devre başlangıcı olarak esas alınmak suretiyle hesap yapılması gerektiğinin Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinden olduğu (Yargıtay 21. HD 2020/1490 Esas - 2020/2015 Karar)., bu nedenle davacının 60 yaşından itibaren pasif döneme geçilmek suretiyle hesaplama yapılmasına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacı tarafça davacıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri emeklilik sebebiyle daha düşük çıkacağından tazminatında artış yaşanacağı beyan edilmişse de somut durumda yaşlılık aylığının bağlanan gelirden az olması nedeniyle gelirin tam, aylığın ise yarı oranda ödendiğinin anlaşıldığı, davacının bu istinaf sebebinin isabetli olmadığının değerlendirildiği, bilirkişi tarafından işçinin hesaplamaya esas ücretinin imzalı ücret bordroları esas alınarak belirlendiği, bilirkişi tarafından ek ve kök raporda imzalı ücret bordrolarındaki ücret esas alınarak hesaplama yapılmasına rağmen davacı tarafın her iki rapora itirazında da hesaplamaya esas alınan belirlenen ücretin miktarına yönelik bir itiraz ileri sürmediği, davacı itirazlarının aktif dönem hesabının 60 yaşına kadar yapılmasına yönelik olduğu, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda 30.01.2023 tarihli ek raporda hesaplanan 2.742,46 TL geçici iş göremezlik dönemine ilişkin, 2.990.914,44 TL sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat ile 3.893.237,99 TL bakıcı gideri toplamı 6.886.894,89 TL tazminattan dava aşamasında sigorta şirketi tarafından ödenen 250.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.636.894,89 TL tazminatın tahsiline karar vermek gerektiği, her ne kadar Yargıtay uygulamasında ödemenin denkleştirme metodu kullanılarak değerlendirilmesi gerektiği benimsenmişse de Mahkemece yapılan ödemenin ana paradan mahsubu suretiyle tazminat miktarının belirlendiği ve bu hususta taraflarca istinaf sebebi ileri sürülmediği dikkate alındığında kesinleşen hususlara riayet edilerek tazminat miktarının belirlendiği, ayrıca 250.000,00 TL ödemenin dava aşamasında yapıldığı anlaşıldığından reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin ve yargılama gideri bakımından da davacı aleyhine sonuç doğurmayacağının kabul edildiği, davacı tarafça süresinden sonra sunulan 15.01.2024 tarihli ek istinaf dilekçesi ile güncellenen asgari ücretlerinin dikkate alınması talep edilmişse de Mahkemece karar tarihine en yakın tarihli veriler dikkate alınarak hesaplama yaptırıldığı, rapora itirazları yerinde görülmeyen davacı yönünden sırf bilenen dönemin değişmesi nedeniyle yeniden hesaplama yapılmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle, asıl davada davalılar vekillerinin, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacıların vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Manisa 1. İş Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2018/284 Esas - 2023/541 Karar sayılı kararının, asıl dava yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 6.636.894,89 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar tarihinde geçerli olan asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müvekkilinin malulen emekli edildiği tarih belirlenerek bu tarihten sonra müvekkilinin gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplandığını ancak bedensel zararlara ilişkin yapılan hesaplamalarda varsayıma, ihtimallere göre hesaplama yapıldığını, uyuşmazlığa konu iş kazasında maddi zarar hesaplamasında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin gerçek ücretinin emsal yazı cevapları uyarınca asgari ücretin en az 2,55 katı olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen hakkaniyet indirimi kararının hukuka uygun olduğunu, ancak hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, meydana gelen kazanın tamamen davacının kendi dikkatsizliği sonucunda oluştuğunu, şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazadan sorumlu tutulamayacağını, kusur raporuna itirazları neticesinde ek rapor alınmadığını, şirket tarafından tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, eğitimlerin verildiğini, hesap bilirkişisinin raporunda henüz muaccel olmayan gelecek dönem kazançlara faiz işletilmesi ve faize ek olarak kaza tarihinden itibaren de faize hükmedilmiş olmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, hangi davalının hangi oranda belirtilen tutardan sorumlu olduğunun belirtilmediğini, yaşam tablosu hesabında PMF-1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının süreç içerisinde iyileşme durumu göz önüne alınarak maluliyet oranının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, husumete izin kararı olmaksızın davacı tarafça yapılan işlemlerin geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bedelin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... Perakende A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yüklenici firmada çalıştığını, aralarında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, şirketin kusuru bulunmadığını, davacıya verilen kusur oranının düşük olduğunu, şirketin gerekli iş güvenliği denetimlerini yaptığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Perakende A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.