WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/922 E.  ,  2024/2574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1596 E., 2023/1942 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/312 E., 2020/629 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.1986 tarihinden beri tarımsal faaliyette bulunmakta olduğunu, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1986 tarihinden itibaren başlatıldığını, ürün satışından prim kesintisi yapıldığını, oda kaydının olduğunu, çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce Sultandağı Ziraat Odasına 08.08.2005 tarihinde yaptırdığı çiftçi kaydına istinaden sigortalı olduğunu, 01.10.2008-14.04.2011 tarihleri arasındaki primlerini, 6111 sayılı Kanun'un kapsamında yapılandırarak Kurum'a ödemiş olmasına rağmen bu tarihler arasındaki Tarım Bağ-Kur sürelerinin Kurumca iptal edildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile 01.10.2008-14.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve 19.12.2018 emeklilik tahsis talep tarihi itibarı ile emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı Kurumun davacının Sultandağı Tarım İlçe Müdürlüğünde çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı olduğunu görerek, 01.10.2008 tarihide tescilini yaptığı, 14.04.2011 tarihine kadar ki prim borcunu tahsil ettiği, davacının veya Sultandağı Ziraat Odası Başkanlığının, odaya kayıtlı olan davacıyı SGK'ya bildirmediği, Sultandağı Ziraat Odası Başkanlığının bu bildirimi yapmasının zorunlu olmasına rağmen yapmadığı sabit olmakla, davacının 01.10.2008 - 14.04.2011 dönemi arasında sigortalılığının geçerli sayılması gerektiği iş bu tarihler arasındaki 2 yıl 6 ay 13 günlük hizmetinin davacının 2009 - 2010 yıllarındaki hizmetlerden 2019 ve 2020 yılı hizmeti düşüldüğünde kalan 5.277 günlük hizmeti de eklenerek davacının 19.12.2018 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine dair karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 01.10-2008-14.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve davacının 19.12.2018 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, 2926 sayılı Kanun kapsamında 31.03.1986 tarih ve 10031 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden muhtar onaylı ve tarafınca imzalı Bağ-Kur'a giriş bildirgesine istinaden davacının 01.01.1986 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığı, 10.01.1991 tarih 997 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden davacı tarafından imzalı ve muhtar onaylı tarımsal faaliyete son verilmesine ilişkin forma istinaden tarımsal faaliyetinin bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle tescilinin 01.01.1986 tarihi itibariyle iptal edildiği, İlçe Tarım Müdürlüğü Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olması nedeniyle tekrar 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'a göre 4/b (Bağ-Kur) sigortalılık tescilinin yapıldığı, Ziraat Odası kayıtlarının 08.08.2005-31.10.2011, 04.12.2012-25.02.2016 olduğu ve 28.09.2018 tarihinden itibaren de devam ettiği, mevzuat hükümlerine istinaden 01.10.2008 tarihinden sonra tarımsal faaliyette bulunanlardan ziraat odalarının bulunduğu yerlerde oda kayıtlarına tescil işlemi yapıldığından ÇKS kayıtlarına göre yapılan 01.10.2008 tarihli tescilin iptal edildiği, 6111 sayılı Kanun başvuru formu ekinde 14.04.2011 tarihinde sigortalılık belgesine istinaden Ziraat Odası kaydına göre sigortalılığının 14.04.2011 tarihinde yeniden başlatıldığı, daha sonra 20.11.2018 tarih 15688633 sayılı dilekçesinde Toprak Mahsulleri Ofisince yapılan prim tevkifatlarına ilişkin geçmişe dönük sigortalı tescili talebine ilişkin 1994-1997-1998 yıllarına prim tevkifatına tescil işlemi yapıldığı, Mahkemece yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğu gerekçeleriyle, Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Sultandağı Ziraat Odasında 08.08.2005-31.10.2011, 04.12.2012- 25.02.2016, 28.09.2018-devam eden şekilde üye kaydının bulunduğu, dava dosyasında yer alan belgeler ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının uyuşmazlık konusu dönemde tarımsal faaliyette bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının İlçe Tarım Müdürlüğü çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunduğu gerekçesiyle 01.10.2008 tarihinden sigortalılığını başlatıldığı, 6111 sayılı Kanun kapsamında doğan borcun yapılandırılıp tahsilinin de yapıldığı, ancak daha sonra davacının Sultandağı Ziraat Odasına üye olduğunun anlaşılması üzerine, 5510 sayılı Kanun'un 7 nci SSİY'nin 11 inci maddeleri ile 2013/11 sayılı Kurum genelgesine dayanarak, oda kaydının bir yıl içinde bildirilmemesi nedeniyle bildirim tarihi olan 14.04.2011 tarihi itibariyle tarım sigortalılığının başlatıldığı, gerek davacı tarafından gerekse zorunlu olmasına rağmen Sultandağı Ziraat Odası Başkanlığınca, davacının ziraat odasına kayıtlı olduğunun Kuruma bildirilmediği, davacının Tarım İlçe Müdürlüğünde kayıtlı olması ve bu kayda istinaden tescilinin yapılarak priminin tahsil edilmesi karşısında davacının 01.10.2008- 14.04.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/b Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında olduğunun kabulünün ve davacının 506 sayılı Kanun'a tabi hizmetlerinin bulunması nedeniyle 19.12.2018 tarihli tahsis talebinin, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, davacının 07.07.1963 doğumlu olduğu ve tahsis talebinde bulunduğu 19.12.2018 tarihinde 55 yaşını doldurduğu, 01.10.2008-14.04.2011 dönemindeki 2 yıl 6 ay 13 günlük (813 gün) Tarım Bağ-Kur sigortalılığı, 5277 günlük hizmetine eklendiğinde, 19.12.2018 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti ve tahsis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve davacının satmış olduğu ürünlerden prim kesintisi yapıldığı, tarımsal faaliyetin devam ettiğine dair yapılan tarımsal faaliyet araştırması ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.