10. Hukuk Dairesi 2024/915 E. , 2024/2156 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2086 E., 2023/2639 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/59 E., 2021/283 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 13.09.2017 - 31.01.2019 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli olarak tehlikeli makinelerde çalıştığı, davacının davalı işyerinde 16 ay 18 gün boyunca haftanın her günü pazarları dahil olmak üzere 16:00 - 24:00 ve 24:00 - 08:00 vardiyasında çalıştığı, hallaç makinesinde 2 tane hallaçtan depolara mal geçirdiği, tarak makinesinde 2 tane tarak makinesine ambara mal verdiği, ayrıca dini bayramların ilk iki gün haricinde çalıştığı, hak edişlerinin ödenmediği ve sigortasının yapılmadığı, davalı şirket yetkililerince hakaret ve tehdit unsurlarına maruz kaldığı, bildirilmeyen sigortasızlık ve SGK kayıtlarından dolayı davacının maddi kayda uğramasına neden olduğu ddiasıyla davacının 13.09.2017 - 31.01.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle söz konusu davada Kurumun feri müdahil olduğu, bu nedenle Kurumun davada taraf olmadığı, feri müdahil olduğu, bu nedenle kararda Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmolunmayacağı gibi Kurum lehine de yargılama giderlerine hükmolunmayacağı, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının talep hakkı işyerinden ayrıldığı tarihten itibaren 5 yıl olduğu, bu süre içerisinde dava açılmadığı, ayrıca davacının iddia ettiği aralıklarda davalıya ait işyerinde çalıştığını resmi, yazılı belge ve tanık beyanlarıyla ispat etmesi gerektiği, sadece tanık beyanlarıyla hizmet tespiti davasının ispatının mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya yönelik açılmış bulunan işbu davaya yasal süresi içinde itiraz ettikleri, davacı tarafından açılan bu davanın haksız, hukuki dayanaktan yoksun açıldığı, davacının davalı şirkette hiç çalışmadığı, işe giriş ve çıkışı dahi bulunmadığı, davacının kötü niyet ile hareket ettiği, muhtemelen yüksek davalıya yönelik husumetinden dolayı zarar vermek amacıyla sebepsiz zenginleşme sağlamak düşüncesi ile işbu davayı açtığı, şirket bünyesinde uzun zamandan beri onlarca çalışan olduğu, her bir çalışanın yasaların emrettiği şekilde muamele gördüğü, sigorta, fazla çalışma, mesai gibi alacakları eksiksiz olarak yatırıldığı, hukuka uygun çalışma prensibi ile hareket ettiği, davacı tarafın iddiasına göre davalı şirkette 16 ay 18 gün boyunca çalıştığını ve başkaca alacaklarının olduğunu iddia ettiği, böyle bir durumun olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, iddia edildiği üzere uzun bir çalışma döneminin olması ve hiç bir şekilde işletme tarafından sigortaya alınmamasının düşünülemeyeceği, bir kişinin bir işletmede 16 ay boyunca sigortası çalışmasının hak edişlerinin ödenmemesinin olamayacağı, davacının davalı işletmede bugüne kadar hiç çalışmadığı, aksini iddia edenin iddiasını ispatlamak ile yükümlü olduğu, davacı tarafça davalıya yönelik birtakım iddialar ve suçlamalar bulunduğu, yapılan telefon görüşmeleri, davalının davacıya yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğunun iddia edildiği, davalının üzerine atılı bu eylemin gerçekleştiği varsayılsa bile bu durumun ceza yargılamasının işi olduğu, davacı tarafın gerçek dışı beyanlar verdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça, davalı işverene tabi olarak 13.09.2017- 31.01.2019 tarihleri arasında çalıştığı iddia edilerek, 13.09.2017 - 31.01.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitinin istenildiği, dava konusu yapılan dönem itibariyle somut uyuşmazlıkta 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, davalıya ait işyerinin 08.04.2011 tarihinde kanun kapsımına alındığı, dava konusu yapılan dönemde davalı işyerinin faal olduğu, davacının, dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığı iddiaları ile ilgili dosyaya belge sunmadığı ve iddialarını tanık beyanlarıyla kanıtlama yoluna gittiği, dinlenen davacı tanıklarından ..., ... (aynı zamanda davacının kardeşi) ve ...'ın davacının iddialarını doğruladıkları görülmüş ise de davacı tanıklarının davalıya ait iş yerlerinde çalışmadıkları anlaşılmakla davalı işyerinde çalışması bulunmayan bu kapsamda işyeri çalışma koşullarını bilebilecek durumda olmayan davacı tanıkların beyanlarına dosya kapsamında bulunan diğer delillerle desteklenmediği sürece itibar edilemeyeceği, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili dinlenilmelerine karar verilen bordro tanıklarından ..., ..., ..., ... ve ...'ın halen davalı şirkete ait işyerinde çalıştıklarını beyan ederek tanıklıktan çekinme haklarını kullandıkları, dava konusu dönemde davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılan bordro tanıklarından ...'nun (davalı işveren nezdinde 2018 yılı Nisan ayından 2018 yılı Aralık ayları arasında çalıştığını beyan eder) işe başladığında davacının çalışıyor olduğuna ve davacının davalıya ait işyerinde 2018 yılı sonlarına kadar çalıştığına ilişkin beyanı, bordro tanıklarından ...'ın ( davalı işveren nezdinde 2016 - 2018 ve 2018 yılı Ekim ayından 29.01.2019 tarihleri arasında çalıştığını beyan eder) 2018 yılı Ekim ayında işe başladığında davacının çalışıyor olduğuna ve birlikte işten çıkarıldıkları 29.01.2019 tarihine kadar davacı ile birlikte çalıştıklarına ilişkin beyanı, davacı tanığı ...'ın ( 2017 yılı Eylül ayından itibaren 2 yıl süreyle çalıştığını beyan eder) davacının kendisinden 1-2 ay sonra işe başladığına ve ayrıldığında davacının halen çalıştığına ilişkin beyanı, davacı tanığı ...'ün ( 2012-2019 yılları arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını beyan eder) davacının 2017-2018 yıllarında yaklaşık 1,5 yıl süreyle davalı şirkette çalıştığına ilişkin beyanı, davalı tanığı ...'in ( 2009 yılından itibaren davalı şirkete ait işyerinde sonrasında davalının oğluna ait işyerinde çalıştığını beyan eder) davacının 2 yıl süreyle davalı şirkete ait işyerinde çalıştığına ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının 13.09.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde işe başladığı, 31.01.2019 tarihine kadar asgari ücretle çalışmasına devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete ait işyerinde 13.09.2017 - 31.01.2019 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddiasını resmi, yazılı belge ve tanık beyanlarıyla ispatlaması gerektiği, sadece davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, tanıkların davacının yönlendirmesi neticesinde davalı aleyhine beyanda bulundukları, davalı şirketin kurulduğu günden itibaren tüm çalışanlarını sigortalı olarak çalıştırdığı, davacının iddialarını kabul etmedikleri, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, dinlenen tanıklardan bordro tanığı Muharrrem Öztürk, ... ve ...'ın aydınlatıcı, samimi ve net anlatımları ile aleyhe işyeri kayıtları sunulmadığı gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 13.09.2017 - 31.01.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve her ne kadar hizmet tespiti davalarında halen davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı çalışmaya devam eden bordro tanıklarının 6100 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi kapsamında menfaat ihlali tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle tanıklıktan çekinemeyecekleri belirgin ise de davacının davaya konu dönemde davalıya ait işyerinde çalıştığının dinlenen ve tanıklıktan çekinmeyen diğer tanık beyanları ile anlaşılması karşısında, usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!