WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/914 E.  ,  2024/2372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2293 E., 2023/2793 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/186 E., 2023/140 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ocak 1999 - 07.12.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; husumet itirazında bulunarak, davacının, ...'nin yetkilisi olduğu ... Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'de 07.12.2007 tarihinden 18.08.2014 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihler haricinde bu şirkette de herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, talebin hak düşürücü süreye uğradığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; hakdüşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini; davalı ... adına kayıtlı işyerinin bulunmadığını, eylemli çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanması gerektiğini; Kurumun, davada fer'i müdahil konumunda yer alması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının hizmet cetveline göre davacının davalı şirkete ait 1051397.035 sicil numaralı işyerinden 07.12.2007-28.12.2009 ve 27.04.2010-18.08.2014 tarihleri arasında çalışmalarının bildirildiği, davalı şirkete ait söz konusu 1051397.035 sicil numaralı işyerinin tescil belgelerine göre bu işyerinin 08/03/1995 tarihinde kapsama alındığı, faal olduğu, işveren vekil ve yöneticisinin davalı ... olduğu görülmüştür. Davalı şirkete ait 1051397 sicil numaralı işyerinden 01.01.1999-29.02.2000, 11.10.2000-31.08.2001, 05.11.2001-03.09.2003, 12.05.2004-17.04.2014 tarihleri arasında bildirimleri bulunan ancak ara vermeden 1996-2003 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını beyan eden tanık ...'in davacının 1999 yılında işyerinde çalışmaya başladığını, çocuk dünyaya getirdiğinde ara verdiğini beyan etmiş olması, davacının 3 çocuğu olup, ilk 2 çocuğunun 1999 tarihinden önceki bir tarihte doğmuş olmaları karşısında tanık ...'in bahsettiği çocuğu davacının 30.06.2003 doğumlu çocuğu olduğunun açık olduğu, tanık ...'in beyanları dikkate alındığında davacının iddiası gibi 01.01.1999 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığının ispatlandığı, davacının 3. çocuğunun doğumundan sonra iş akdinin sona erdiği 18.08.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığının diğer tanık beyanları ile de doğrulandığı gözetildiğinde davacının 01.01.1999 tarihinden 3. çocuğunun doğumu nedeniyle vermiş olduğu ara dışında 18.08.2014 tarihine kadar davalıya ait 1051397 sicil numaralı işyerinde çalıştığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce davacının 3. çocuğunun doğumu öncesi ve sonrasında makul bir süre çalışmadığının kabulü gerekmiş, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 74 üncü maddesinde yer alan "Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır." hükmü gözetilerek hüküm kurmak gerekmiştir. Bu duruma göre davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulü ile davacının 01.01.1999 tarihi ile 3. çocuğunun doğum tarihi olan 30.06.2003 tarihinden 8 hafta önceki tarih olan 05.05.2003 tarihleri arasında ve doğumdan 8 hafta sonraki tarih olan 25.08.2003-07.12.2007 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1051397.35 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'nin davacının çalıştığı işyerinin tescilli olduğu davalı şirketin yetkilisi olduğu, bu nedenle davalı ...'ye husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından davacının davalı ...'ye yönelik davasının husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesine dayalı olarak davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...'ye yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yönelik davasının kısmen kabulü ile davacının (Kuruma bildirilen hizmetleri dışında) 01.01.1999-05.05.2003 tarihleri arasında ve 25.08.2003-07.12.2007 tarihleri arasında tarihleri arasında davalı ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ne ait 1051397.35 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Limited Ticaret Şirketi vekili ve feri müdahil Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Yargıtay İçtihatları gereği yeterli deliller toplanmadan, yeterli vasıfları taşıyan tanıklar dinlenmeden, yazılı delillere aykırı olarak, yetersiz ve eksik araştırma ile davanın esasını oluşturan tüm hususlar yeterince araştırılmadan davacının belirtilen sürelerdeki hizmetlerinin tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, dinlenen tanık beyanlarının davacının iddiasını doğrulamadığını, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının dava konusu tarihlerde hizmet sözleşmesine dayalı bir çalışması bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin ortaklarının kardeşi olması nedeniyle zaman zaman şirkete gelerek yardımda bulunduğunu, bu durumda blok çalışmadan bahsedilemeyeceğini, kararda prime esas kazançların belirtilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle tanıklardan ..., ... ile Yusuf Gürel'in anlatımları ile davacının 01.01.1999 tarihinden 3. çocuğunun doğumu nedeniyle vermiş olduğu ara dışında 18.08.2014 tarihine kadar davalı şirkete ait 1051397 sicil numaralı işyerinde çalıştığının anlaşıldığı, işveren tarafından aleyhe işyeri kayıtları sunulmadığı gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ...'ye yönelik davayı husumet yokluğundan, davalı şirkete yönelik davayı ise kısmen kabul eden mahkeme kararının yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından ..." gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Limited Ticaret Şirketi vekili ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,

2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi,

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın esasına ilişkin deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm verilmiştir.

Şöyle ki;
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79 uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, söz konusu onuncu fıkrada, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile ispatlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Anılan Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak söz konusu Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur.

Yukarıda açılanan maddi ve hukuki bilgiler ışığında mahkemece, davacının iddiaya konu işyerinde 07.12.2007-28.12.2009 ve 27.04.2010-31.07.2014 tarihleri arasında sigortalılık bildirimleri bulunduğu, davanın bu çalışmalarından önceki Ocak 1999-07.12.2007 tarihleri arasında aralıksız devam eden çalışmalarının tespitine yönelik olduğu, davanın 12.10.2016 tarihinde açıldığı, 07.12.2007 tarihinde başlayan bildirim sonrasında 28.12.2009 tarihli çıkış - 27.04.2010 tarihli giriş olmak üzere bu tarihler arasında kesintinin bulunması karşısında uyuşmazlığın hak düşürücü süre yönünden incelenerek sonucuna göre karar verilmesinin gözetilmemesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla

06.03.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespitine ilişkin dava şartları, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesinde belirtilmiştir. Bunlar; 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma, yönetmelikte belirtilen belgelerin işveren tarafından kuruma verilmemiş olması ya da çalışmaların Kurum tarafından saptanmaması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması şeklinde ifade edilmiştir.

Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasından kaynaklanmaktadır.

Bildirimsiz kalan sigortalı çalışmaların tespiti davalarının, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılabileceği öngörülmüştür. Bu sürenin hak düşürücü bir süre olduğu Yargıtay'ın yerleşmiş, oturmuş görüşlerindendir.

506 sayılı Kanun'un 79/1 maddesinde açıkça, işveren tarafından sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiğinin yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde, işveren tarafından Kuruma verilmesi gereken belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vs. olarak belirtilmiştir. Bu belgelerden herhangi birinin Kuruma verilmesi veya Kurum tarafından fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.

Kesintili çalışma halinde de, yukarıda açıklanan hususlar her bir çalışma dönemi açısından geçerli olacaktır.

Yönetmelikte belirtilen işe giriş bildirgesinin, sigortalı işe alınır alınmaz düzenlenerek Kuruma verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, çalışmaya başlandıktan bir süre sonra  verildiği sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle işe giriş bildirgesinden önceki çalışmalar, işe giriş bildirgesi sonrasında da kesintisiz olarak devam etmiş ise; başka bir anlatımla blok bir çalışma dönemi varsa bu dönem içerisinde işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi halinde hak düşürücü süreden söz edilmeyecektir. Zira işe giriş bildirgesi verilmekle sigortalının çalışmasından Kurum haberdar olduğundan, artık gerekli denetimleri yapmak sigortalının sigortalı  hizmetlerinin eksiksiz bildirilmesini sağlamak Kurum sorumluluğundadır. Denetim görevini yapmayan Kurum'un kendi kusurundan yaralaması düşünülemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2003 gün ve 2003/21-44- 98, 23.4.2004/21-369- 371    27.2.2008 gün ve 2008/21-163-207, 14.11.2012 gün ve 2012/21-735-795 Esas ve Karar sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir

Somut olayda da, bu ilkeler kapsamında davacının 01.01.1999 tarihinde başlayan çalışmalarının blok çalışma olarak geçtiği, bu işyerinden iki dönem halinde Kuruma sigortalı çalışmalarının bildirildiği, ara vermenin söz konusu olmadığı gibi blok çalışmaların bir kısmının bildirilmesi halinde dahi hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı, bu haliyle Mahkeme kararının  isabetli olması nedeniyle onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın çoğunluğun kararına bu nedenle katılmıyorum.
                              ...