WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/91 E.  ,  2024/1386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2240 E., 2023/2458 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/236 E., 2022/60 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "Torbalı ilçesi Yazıbaşı 29 Ekim Mahallesi İzmir Aydın Caddesi No:17" adresinde davalı iş veren ... Petrol.....'a ait iş yerinde 2003 yılı Haziran ayında işe girdiğini ve çalışmaya başladığını, müvekkilinin işe girişinin davalı şirket tarafından 15.11.2005 tarihinde SGK’ya bildirildiğini, müvekkilinin 16 yıl süre ile davalı şirkete ait Torbalı'da bulunan Akaryakıt istasyonunda çalışmaya devam ettiğini, ancak davalı şirketin müvekkilinin primlerini SGK’ya tam olarak bildirmediğini, müvekkilinin, davalı ... - 'a ait işyerinden 10.06.2019 tarihinde ayrılmak zorunda kaldığını, ancak, süresine ilişkin sigorta primleri tam olarak yatırılmadığından mağdur duruma düştüğünü beyanla müvekkilinin sigortalılık süresinin başlangıcının 01.06.2003 yılı olarak tespiti ile yine 2003 yılı ile 20l9 yılı arasında geçen sigortalılığa esas çalışma günlerinin tespitine dair karar verilmesini talep etmiş, 09.06.2021 tarihli dilekçesi ile davacının davalıya ait işyerinde 23.06.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, 10.06.2019 tarihinde ayrıldığını açıklamıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile 14.11.2005 tarihinde muhasebeci olarak çalıştırılmak üzere iş akdi yapıldığını ve işe başlama tarihi 15.11.2005 olarak belirtildiğini, davacının işe başlangıç tarihinin de 15.11.2005 olarak Kuruma bildirildiğini, davacının işe başladığını iddia ettiği 2003 yılı Haziran ayında davalının henüz söz konusu adreste faaliyet dahi göstermediğini, söz konusu işyerinde faaliyetin 02.03.2004 tarihinde başladığını, davacının çalışmasının kesintili olduğunu, davacının, 25.04.2016 tarihinde kendi isteği ile işten ayrılacağını bildirdiğini ve bu tarih itibarıyla işten ilişiğinin kesildiğini, buna dair davacının kendi mail adresinden gönderdiği, “İşten ayrılacağını ve çıkış evraklarının hazırlanmasını” istediği maili - tatil yaptığı ve işte olmadığı dönemlerde kendi facebook sayfasından yaptığı paylaşımları dosyaya sunduklarını, davacının, on bir ay kadar işten ayrıldığını ve 01.03.2017 tarihinde iyi bir eleman olması sebebiyle yeniden işe alındığını, davacının kendi mail adresinden gönderdiği, “İşe girişinin 01.03.2017 itibarı ile müvekkile ait ... firmasından yapılmasını” istediği mailini de ekte sunduklarını, davacı her ne kadar müvekkiline ait ... Firmasında çalışmak istese de o dönemde kendisine uygun boş kadro Ecempet de olduğundan dolayı Ecempet firmasında tekrar işe başlatıldığını, davacının, 2017 tarihinde işe başlamak için kendisine ait 2017 yılına ait özel belgeleri müvekkili firmaya sunduğunu, ayrıca davacının işten ayrıldığı bu süreçte işsizlik maaşı aldığını, davacı işsizlik maaşı alırken müvekkilinin kendisinden habersiz iş akdini feshetmesinin mümkün olmadığını, davacının “iş akdinin kendi bilgisi dışında sonlandırıldığı” iddiasının doğru olmadığını, muhasebeci olarak söz konusu işlemleri kendisinin yaptığını bu nedenle iddialarının inandırıcı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarına göre 15.11.2005 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davacının sigortalılık kaydının yapıldığının tespit edildiğini, davalı ...’a ait üç ayrı işyeri tescil kaydı tespit edildiğini, davacının davalı adına işyerlerinde sigortalılık kaydının tespit edildiğini, ayrıca tüm bunların yanında hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı....TC kimlik numaralı ....’in; Yazıbaşı Mah. İzmir Aydın Asfaltı üzeri, ..../İzmir adresinde bulunan ....sicil sayılı dosyada işlem gören “akaryakıt bayii” mahiyetli işyerinde 23.06.2003 tarihinde çalışmaya başladığı, 23.06.2003-14.11.2005 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 862 gün çalıştığı, 862 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespiti ile davacının 15.11.2005-25.04.2016 ve 01.03.2017-10.06.2019 tarihleri arasında davalıya ait muhtelif işyerlerinde asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 4583 gün çalıştığı, 4559 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirildiği, .... sicil sayılı dosyada işlem gören “akaryakıt bayii” mahiyetli işyerinde 24 günlük çalışmasının ise kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili firmada bugüne kadar hiçkimsenin sigortasız çalıştırılmadığını, davacının muhasebe elemanı olarak çalıştığını, eksik bildirim iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

2. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; davacının iddialarını Kurum kayıtlarına eş değer yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 1. İş Mahkemesi'nden verilen 14.04.2022 tarih, 2019/236 Esas ve 2022/60 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 23.06.2003-10.06.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.