WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/887 E.  ,  2024/1844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2320 E., 2023/2661 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/444 E., 2021/205 K.

Taraflar arasındaki asıl davada Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kararın ret kısmının verildiği tarih itibariyle kesin olduğundan istinaf isteminin reddine, asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından müvekkilinin 01.05.2007 – 08.02.2009 tarihleri arasında ... sicil sayılı işveren ... Amb. Kağıt Mak. İnş. Taş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. nezdindeki sigortalı çalışmalarının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin bu iptal nedeniyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili, davalı ... tarafından, .... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Amb.Kağıt Mak.İnş.Taş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilen çalışmalarının iptali üzerine İzmir 1.İş Mahkemesinin 2016/444 Esas sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, dava konusu edilen çalışma sürelerinin iptali sebebiyle davalıya ödenen yersiz sağlık giderlerinin tazmini için İzmir 18.İcra Müdürlüğünün 2016/12272 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, Kurum lehine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurumun işlemlerine dayanak teşkil eden ve SGK denetmeni tarafından düzenlenen 28.03.2014 tarihli, AKD-003 sayılı rapor ve eklerinin incelenmesinde; Kurumda.... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Amb. Kağıt Mak. İnş. Taş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin Kanun kapsamına alındığı tarih itibariyle sahte sigortalılık bildirimi işlemlerinde kullanılmış olduğunun belirlendiğini, bu nedenle anılan işyerinden gerçeğe aykırı şekilde yapılan tüm sigorta bildirimlerinin iptal edildiğini, ayrıca konu ile ilgili olarak Kurumca İzmir C.Başsavcılığının 2015/19254 Sor. no.lu dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı için Kurumca yersiz olarak sarf edilen 749,90 TL sağlık giderinin tahsilini teminen İzmir 18.İcra Müdürlüğünün 2016/12272 sayılı dosyasında icra takibi açıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, SGK denetmeni Abdulkadir Diker tarafından düzenlenen 28.03.2014 tarihli, 2014/AKD-003 sayılı rapor, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İzmir 1.İş Mahkemesinin 2016/444 E. sayılı dosyası yönünden; davanın kabulüne, ....T.C. kimlik ve.... S.S. numaralı davacı ...’in; davalı Kurum işleminin iptali ile işveren .... Amb. Kağıt Mak. İnş. Taş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait.... sicil sayılı işyerinde; 01.05.2007 – 08.02.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet bağına istinaden fiilen çalıştığı ve anılan tarihler arasındaki 634 günlük hizmetinin geçerli sayılması gerektiğinin tespiti ile davacının, davalı Kuruma iptalden kaynaklanan hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine, birleşen dosya İzmir 1.İş Mahkemesinin 2017/550 E. sayılı dosyası yönünden; davacı Kurumun davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili; sahteliği vergi dairesi kayıtlarıyla, SGK denetmen raporuyla belirlenmiş, Mahkeme kararı ve Yargıtay onama ilamıyla da kesinleşmiş bir işyerinden yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, kök bilirkişi raporuna beyan ve itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, denetmen raporunun aksinin kanıtlanamadığını, dinlenen tanıklar menfaat birliği içerisinde olup, beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "denetmen raporuna göre sigortalı anlatımlarının genel olarak böyle bir işyerinde çalışmadıkları ve şirket ortağı olarak görünen kişiye para verip bunun karşılığında sigortalı gösterildiklerini beyan ettikleri, şirketin yüksek cirolar beyan etmesine karşın tahakkuk eden hiçbir vergi borcunu ödemediği, mükellefin 2007-2008-2010-2011-2012 yıllarında gerçek bir ticari faaliyette bulunmadığı, bu nedenle düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal ve hizmet satışı sonucu düzenlenmediği, komisyon karşılığı olarak düzenlenen sahte faturalar olduğunun değerlendirildiği, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarının davalı işverene ait işyerine ilişkin olmadığı, asıl alt işveren olgusunun soyut nitelikte olup işyerinin faaliyet gösterdiği yer ve faaliyet alanı ile davacının yaptığı iş konusunda somut, inandırıcı ve maddi olaylara dayalı beyanlar içermediği gibi onların da bildirimlerinin iptal edilmiş olduğu, denetim elemanına verilen beyanla çelişik beyanlarda bulundukları, Dairemizin bu yöndeki tespite dayalı kararlarının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2018/123 Esas, 2018/513 Karar, 2018/193 Esas, 2018/510 Karar, 2018/209 Esas - 2018/511 Karar sayılı kararları) Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/3377 Esas - 2020/4829 Karar, 2018/3383 Esas - 2020/4830 Karar, 2018/3384 Esas - 2020/4831 Karar, 2023/1897 Esas - 2023/5674 Karar sayılı ilamlarıyla onandığı gözetildiğinde, SGK Denetmen Raporunun aksinin kanıtlanamadığı anlaşıldığı halde, davayı kabul eden mahkeme kararının yerinde olmadığı" gerekçesi ile birleşen dosya İzmir 1. İş Mahkemesinin 2017/550 Esas sayılı dosyası yönünden, İlk Derece Mahkemesinin kararının ret kısmının verildiği tarih itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Kanun'un 352/1 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin davacının istinaf başvurusunun reddine, İzmir 1. İş Mahkemesinin 2016/444 Esas sayılı dosyası yönünden, Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 1. İş Mahkemesinden verilen 29.04.2021 tarih, 2016/444 Esas ve 2021/205 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-birleşen dava davalısı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararının tamamen SGK Müfettiş Raporuna dayalı olduğunu, Mahkemece yapılan araştırmalar, dinlenen tanıklar, toplanan vergi kayıtları, kolluk araştırması sonucu göz önüne alınmadan davanın reddine karar verildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan tespitin peşin kabulünün hatalı olduğunu, tanık ifadelerine aykırı olarak hatalı denetmen raporunun esas alınmasının, emsal kararların bağlayıcı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı-Birleşen dava davalısı Kurum vekili; dava konusunun Kurum işleminin iptali olduğunu, kesinlikten ret kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bu yönü ile bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacının 01.05.2007 ile 08.02.2009 tarihleri arasındaki hizmetinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptaline ve davacıya bu dönemde yersiz ödeme nedeniyle borç çıkarılmasına dair Kurum işlemlerinin iptali, birleşen dava ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.