WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/853 E.  ,  2024/2788 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2728 E., 2023/3288 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/310 E., 2023/133 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafından Antalya İli Finike İlçesi Asarönü Mevkiinde yapılacak olan gölet projesi ve Antalya İli Finike İlçesi Yalnız Mevkiinde yapılacak olan sulama suyu projesinde inşaat ustası sıfatı ile usta başı olmak üzere aylık 4.000,00 TL tutarla anlaştıkları ve davacının 20.10.2015 tarihinde işe başladığı, davacının Antalya İli Finike İlçesi Asarönü Mevkiinde yapılacak olan gölet projesi ve Antalya İli Finike İlçesi Yalnız Mevkiinde yapılacak olan sulama suyu projelerinin sona erdiği tarih olan 05.06.2015 tarihine kadar davalı şirkette çalışmaya devam ettiği, işten ayrıldığı tarihte net ücretinin 4.000,00 TL olduğu, bu çalışma esnasında işveren tarafından kendisi hakkında sigortalılık bildiriminde bulunmadığından haberdar olmadığı, sağlık problemleri geçirdiği bir zamanda başvurduğu sigortalılık dökümanını incelerken davalı şirket tarafından kendisi hakkında sigortalılık bildiriminde bulunulmadığını öğrendiği, bu eksikliği fark ettikten sonra davalı şirkete ve davalı Kuruma sözlü olarak başvurmuşsa da sonucun değişmediği iddiasıyla davacının 20.10.2015 tarihi ile 01.06.2016 tarihi arasında davalı şirket nezdinde çalıştığının tespitine ve davalı Kurum kayıtlarına işlenmesine, 20.10.2015 tarihi ile 01.06.2016 tarihi arasında aylık 4.000,00 TL net ücret ile çalışan davacının yatırılmamış olan sigorta primlerinin bu miktar üzerinden davalı şirket tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, kamu düzenine ilişkin davada yazılı belge ile ispat gerektiği, tanıkların bordro tanığı olması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı adına kayıtlı iş yerinin ihtilaflı dönemde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescilli iş yeri olduğu, davacının, davalıya ait iş yerinden bildirilmiş çalışması olmadığı gibi ihtilaflı dönemle çakışır şekilde dava dışı başka bir iş yerinden bildirilmiş çalışmasının da olmadığı, davacının 01.10.2014 tarihinden itibaren 2106136678 numarası ile 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, davacı vekilinin 05.04.2023 tarihli duruşmada 01.10.2014 tarihinden itibaren almaya başladığı yaşlılık aylıkları kesilmeden sosyal güvenlik destek primine tabi olarak kısa vadeli sigorta kollarından 2015 - 2016 yılları arasında hizmet tespit edilmesini talep ettiği, davacının asgari ücretin üzerinde ücretle çalışma iddiası, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşmiş kararları gereği, 6098 sayılı Kanun'un 200 üncü maddesindeki senetle kanıt sınırının üzerinde olduğundan tanık beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmadığı, davada yazılı deliller, davacının banka hesaplarına her ay düzenli şekilde davalı işveren ile fiili veya organik bağı bulunan 3 üncü kişilerce (Bunlar işveren vekilleri olabileceği gibi, işverenin yakınları veya diğer bir işçisi olabilir) yapılan havaleler, işyerinde resmi kayıtlara yansıtılan bordroların dışında düzenlenen ve genelde sigortalının adı soyadı, işyerindeki niteliği, ödenmesi gereken ücreti, banka kanalı ile yapılan ödemeler ve kalan elden ödemeleri gösterir ikincil bordrolar ile davacıya her ay tediye makbuzları ile yapılan maaş ödeme dekontları olabileceği, işverenin, genelde bankaya kredi alabilmesi için verilen sigortalının ücretini içeren yazısı veya süreklilik arzetmeyen 1 veya 2 kez yapılan yüksek ödemeler sigortalının gerçek ücretini kanıtlamada işbu davalar bakımından yeterli olmadığı, davacının, ihtilaflı dönemde aylık net 4.000 TL ücretle çalıştığına yönelik yazılı delilin mevcut olmadığı, davacının ihtilaflı dönemde davalıya ait iş yerinde fiilen çalıştığını doğrulayan bordro tanıklarının ve özellikle davacı tanığı olarak dinlenilen kontrol mühendisi ...'ın beyanı dikkate alınarak, davacının talebi doğrultusunda hizmet akdine tabi, aralıksız bir şekilde dönemin asgari ücreti ile kısa vadeli sigorta kollarına tabi ve sosyal güvenlik destek primi ile çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait iş yerinde 20.10.2015 - 01.06.2016 tarihleri arasında hizmet akdine tabi, aralıksız olarak asgari ücret ile kısa vadeli sigorta kollarına kapsamında ve sosyal güvenlik destek primi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eylemli ve fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiği, yazılı delil bulunmadığı, tanıkların bordro tanığı olup olmadığının araştırılması gerektiği, yetersiz araştırma ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fiilen çalıştığını ispat eden tanık beyanlarına, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 20.10.2015 - 01.06.2016 tarihleri arasında en son aylık net 4.000,00 TL ücretle çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.