WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/8487 E.  ,  2024/8646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/595 E., 2024/341 K.
KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kabulüne

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali- tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde özetle davalı sigortalı ... de dahil davalı ...’in Kurumu gerçeğe aykırı işlemlerle yanılttığı ve bahse konu işlemlerde hile ve desise kullanıldığının teftiş raporu ile ortaya çıktığı, sigortalının emekli aylığının iptal edilmesi neticesinde yapılan hesaplamada aylık bağlanma tarihi olan 01.12.2000 tarihinden 28.12.2010 tarihine kadar 40.923,00 TL aylık ödemesi ve 669,06 TL sağlık yardımı yapıldığının tespit edildiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigortalıya yersiz ödenen 40.923,00 TL aylık, 669,06 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 41.592,06 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı ... birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun yersiz ödeme talep ettiği 40.923,00 TL asıl alacak ve fer’ileri bakımından işlemin iptaline ve borçlu bulunmadığının tespitine ve emeklilik tarihinde emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş iptali yönündeki işlemin iptaline ve maaş ödemesinin devamının gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığı, yine kendisi prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği, Bağ-Kur müdürü olarak görev yaptığı sürede hiçbir şekilde mal edinme kastıyla hareket etmediği ve zimmetine para geçirmediği, yine BK 63 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ihtilaf konusu olayın oluş tarihi itibarıyla geçerli mevzuatın 1479 sayılı Kanun olduğu ve dosya kapsamındaki deliller ikmal edildikten sonra kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ayrıca sigortalının maaşından iptal işleminin yürürlüğe girdiği döneme kadar tahsilât yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle, esasa girilmesi halinde ise hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.12.2021 tarihli ve 2011/881 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararıyla davacı Kurum tarafından açılan asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 40.923,00 TL maaş ödemesinden kaynaklı yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2011/881 Esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/485 Esas sayılı dosya davalısı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine davacı sigortalı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.06.2022 tarih, 2022/4801 Esas, 2022/8912

Karar sayılı bozma kararında; davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri saplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir.

Ayrıca, davacı vekili, 20.05.2011 tarihli dilekçesi ile 6111 sayılı Kanun'dan yararlanarak yeniden emekli olma talebinin kabul edilebilmesi için davanın yersiz ödemelerim geri istenmesinin iptaline dair olan kısım dışında, emekliliğin iptali ve bununla bağlantılı prim ve aylık borçlanmalarının iptaline (aylık bağlanması ve prime ilişkin dava) ilişkin talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla; dosyada bulunan davacıya ait işbu feragat dilekçesi hususunda davacının beyanı alınarak, feragatın kapsamı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2012/193 Esas sayılı dosya yönünden (sigortalı tarafından açılan ve Kurum işleminin iptali-menfi tespit-emekliliğe hak kazanıldığının tespiti-maaş ödenmesi istemine ilişkin) davanın takip edilmediği anlaşılmakla davacı ve davalı tarafından takip edilmeyen dosyanın tefriki ile Mahkemenin ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş olduğu ve Mahkemenin 2024/165 Esas sayılı dosyası ile kaydedildiği anlaşılmıştır.

Eldeki davada sigortalı ...'in; 24.03.1982 tarihinde tescilinin yapıldığı ve sigortalının prim hesabında 1982 yılından başlayarak düzenli denilebilecek ödemeler bulunduğu ve son olarak 13.11.1995 tarihinde 01 kodlu 9.000.000 TL ve 09 kodlu 6.564,960 TL prim ödemesi yapıldığı, sigortalının 14.11.1995 tarihli talebi gereğince tanzim edilen Aylık Karar Bilgi Formuna göre 24.03.1982 – 14.11.1995 döneminde toplam 4.910 gün hizmeti ve 720 askerlik borçlanması yapılarak kazanılan süre toplamı 5.630 gün üzerinden kısmi tahsise (kısmi yaşlılık aylığı almaya) hak kazandığı, 09.07.2010 tarihli Girecek Çıkacak Ödemeler Listesine göre sigortalının, kaynak kodu 1 dekont no 12 deste 160 sıra 072 kayıt no.lu 09.08.1995 tarihli ve 9.000.000 TL tutarlı, kaynak kodu 1 dekont no 12 deste 160 sıra 073 kayıt no.lu 09.08.1995 tarihli ve 4.720.000 TL tutarlı ve kaynak kodu 1 dekont no 12 deste 000 sıra 000 kayıt no.lu 09.08.1995 tarihli ve 8.000.000 TL tutarlı, ödemelerinin hesaptan çıkartıldığı, 26.07.2010 tarihli Sigortalı Bilgileri çıktısına nazaran sigortalının 13 yıl 7 ay 20 gün hizmetinin bulunduğu ve 31.07.2010 tarihi itibarıyla Kuruma toplam 2.597,18 TL borcu bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu, Kurum görevlisi olan davalılardan ...’in 1991 yılından itibaren Bağ-Kur İl Müdürlüğü görevini tedviren (geçici olarak) yürüttüğü, 1995 yılından itibaren de bu göreve asaleten atandığı ve 2000 yılına kadar bu görevini sürdürdüğü kendi beyanı (Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/180 E. sayılı dosyasına verilen 14.09.2015 tarihli savunma dilekçesi 3. Sayfa 5 no.lu bent) ve sair dosya kapsamı ile sabit olup, davaya konu edilen usulsüz işlemlerin de bu dönemde gerçekleştiği dosya kapsamı ile belirgindir. Gerek dosyadaki müfettiş raporunda ifadesine başvurulan sigortalılar ve gerek ceza yargılamasında tanık olarak dinlenen sigortalılar, hemen hemen benzer beyanlarla borçlarını öğrenmek için Müdür ...’in yanına gittiklerinden ve borçlarına karşılık gelen parayı-paraları-dövizi, altını vb. elden Müdür ...’e verdiklerinden bahsetmiş olup dolayısıyla, anılan tarihlerde Bağ-Kur İl Müdürlüğünü bir süre tedviren (geçici olarak), daha sonra da asaleten yürüten ...’in yönlendirmesi, bilgisi ve onayı olmadan bu usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmesinin ve uzun yıllar boyunca da bu usulsüz işlemlerin devam ettirilmesinin mümkün olamayacağı belirgin olduğundan, bu kişinin doğan Kurum zararından sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varıldığı, sigortalı ...'e de 14.11.1995 tarihinde 55 yaş ve 15 tam yıl sigortalılık üzerinden kısmi yaşlılık aylığı tahsisi yapıldığı ve usulsüz aktarılan tutarlar olmasaydı kısmi de olsa tahsise hak kazanabilecek durumda olmadığı ve nitekim bu usulsüz yükleme yapılan tutarlar çıkartıldığında sigortalının kısmi aylık için gerekli 15 tam yıl prim ödenme şartını taşımadığı (13 yıl 7 ay 20 gün hizmetinin olduğu,) ve giderek 14.11.1995 tarihli başvuru sonucu gerçekleşen tahsisin yersiz olduğu açık ve dosya kapsamı ile de sabit bulunmakta olup dolayısıyla, sigortalı ...'in de prim borcu nedeniyle usulsüz işlemleri gerçekleştirdiği sabit olup, bu sigortalının borçtan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu iadenin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendine göre yapılmasının dosya kapsamına uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmış; hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre (dosya arasındaki ödeme listelerinde yer alan 01.12.2000 - 28.12.2010 dönemi) itibarıyla 40.923,00 TL yersiz maaş ödemesi ve Yargıtay bozma ilamı sonrası dosyaya celp edilen sağlık harcamalarına ilişki kayıtlara göre 669,06 TL sağlık harcaması olmak üzere ilgililerin sorumlu tutulması gereken miktarın toplam 41.592,06 TL olduğu anlaşılmış; neticeten Kurumca sigortalıya ve memur ...'e yönelik açılan davaların kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla; asıl ve birleşen davanın kabulü ile 40.923,00 TL maaş ödemesi ile 669,06 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 41.592,06 TL yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2022/595 Esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/485 Esas sayılı dosya davalısı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı sigortalının kast ve kusurunun olmadığını, Bağ-Kur görevlilerine yaptığı ödemelerin hesaba işlenmemesinden davalı sigortalının sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, yersiz ödenen aylık ve sağlık giderlerinin ödeme tarihlerinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı mülga, 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Somut olayda; dava konusu olayla ilgili sigortalı ... hakkında bir ceza tahkikatı bulunmaması ve bu kapsamda sigortalının kasıtlı ve kusurlu bir davranışının belirlenememesi karşısında; kamu görevlisi olan davalı ...'in kusur ve kastının davalı sigortalıya yükletilmesi hatalı olup, yersiz ödeme nedeniyle belirlenecek olan Kurum alacağının hesabında sigortalı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96/1- b kapsamına göre değerlendirme yapılması gerekirken, 5510 sayılı Kanun'un 96/1- a kapsamında yapılan değerlendirme hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.