10. Hukuk Dairesi 2024/848 E. , 2024/1897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2445 E., 2023/1614 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 E., 2023/98 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıya ait iş yerinde çalışmakta iken 23.07.2012 günü iş kazası geçiren davalı ...'ın bu kaza nedeni ile uğradığı sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili tarafından dava konusu iş kazasından ötürü açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından iş kazası nedeniyle davalının %49.3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiğini ve bu oran esas alınarak Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/556 E. 2019/86 K. sayılı ilamı ile lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2019/2082 E. 2020/425 K. sayılı ilamına istinaden kesinleştiğini, bu nedenle ortada kesin hüküm bulunduğunu, maluliyet durumuna ilişkin bir çelişkinin giderilmesi gerekiyor ise, bu çelişki; Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/319 E. sayılı dosyasında giderilebileceğinden eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile davalı ...'ın 23.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin; 06.03.2017 tarihine kadar %13.3, 06.03.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla %9.3 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; Biga 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/556 E. 2019/86 K. sayılı dosyasında davalı sigortalı ...'ın sürekli iş göremezlik oranının %9,3 olarak tespit edildiğini ve bu kararın istinaf incelmesinden geçerek kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemenin aksi yöndeki kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesinin tespit edildiği kesinleşmiş bir ilam olduğu için davalı açısından kesin hükmün söz konusu olduğunu, iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı tarafından çelişki oluşturulmadığından dolayı davalı açısından davanın reddedilmesi ve davalının vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
3.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigortalı ...'ın iş göremezlik oranı konusundaki ihtilafın Kurumca ortaya çıkarılmamasından dolayı Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğinden; ... Bölge Sağlık Kurulunun 06.02.2015 tarih ve 974 sayılı kararı ile davacı işverene ait iş yerinde çalışan davalı sigortalı ...'ın 23.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan meslekte kazanma gücü kayıp oranının %13,3 olduğuna karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 07.11.2022 tarih ve 2022/22127 sayılı kararı ile de davalı sigortalının 23.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzeltme kaydıyla (17.11.2012) %13 olduğuna ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, davalı sigortalı tarafından dava konusu iş kazasından ötürü maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan dava nedeniyle Biga 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/556 E. sayılı dosyada alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 29.03.2018 tarih ve 452 sayılı raporunda; kazalı sigortalının 23.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı 3. ve 4. parmak hareket kısıtlılığı arızasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Kurul muayene tarihinden (06.03.2017) itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre %9.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği, eldeki dosyada alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 23.02.2023 tarih ve 671 sayılı raporunda ise; kazalı sigortalının 23.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasıyla illiyetli 3 ve 4 parmak hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ilgili İhtisas Kurulu muayene tarihi olan 06.03.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla %9.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, 06.0.2017 tarihi öncesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun %13.3 oranında meslekte kazanma gücü kaybı kararının uygun olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; gerek Biga 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/556 E. 2019/86 K. sayılı dosyasında, gerekse eldeki dosyada yukarıda anılan yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, davacı işveren ile davalı ...'ın taraf olarak yer aldığı yukarıda anılan dosya üzerinden alınan raporlara itibar edilmesinde hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi bu durumun; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisi ilkelerine de uygun düşmesi, ATK İkinci Üst Kurulunun bu konuda son merci olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davacı işveren aleyhine açılan rücuan tazminat davası sonucu verilen karara yönelik istinaf incelemesini yapan Dairemizin 26.10.2021 tarih ve 2021/349 E. 2021/1294 K. sayılı kaldırma kararına istinaden eldeki davanın açılmasından dolayı dava öncesi Kuruma başvuru dava şartının yerine getirildiğinin kabul edilmesinin gerekmesi, harç giderlerinden sadece davalı ...'ın ve diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinden, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ..." gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!