10. Hukuk Dairesi 2024/836 E. , 2024/3511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1356 E., 2023/1682 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2022/72 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2010-15.12.2013 tarihleri arasında fiilen, kesintisiz olarak davalı ... Lokantasında servis elemanı sıfatı ile çalıştığı, bu tarihler arasındaki çalışmalarının sigortaya bildirilmediği, sigorta prim günü ve sigortalılık süresi bakımından noksan kaldığı, bu durumda SGK'nın da yükümlülüğü dahilinde olan gerekli denetimi yerine getirmemiş olduğu iddiasıyla davacının davalı işyerinde 01.06.2010-15.12.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.06.2010 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda özetle; öncelikle davacının tespit taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının 01.06.2010 ile 15.12.2013 tarihleri arasında ... Lokantasında herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığı, Yargıtay İçtihatlarına göre işyerindeki fiili çalışmasının varlığının yazılı belgeler ile ispatının zorunlu olduğu, davalı ... ...'in Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/399 Esas sayılı dosyasında mirasın reddi davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verilerek, mirasın reddettiğinin tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davalının babası muris Hamit ...'in 03.11.2017 tarihinde vefat ettiği, davalının Bursa 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/294 Esas sayılı dosyasında mirasın reddi davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verilerek, mirasın reddettiğinin tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davacının tespite yönelik talebinin zamanaşımına uğradığı, davalının Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/154 Esas sayılı dosyasında mirasın reddi davası açıldığını ve davanın kabulü ile davalının mirası reddettiğinin tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun öncelikle davanın mahiyeti bakımından davalı sıfatına haiz olmadığından davalı konumundan çıkartılıp fer'i müdahil konumuna alınması gerektiği, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiği, Kurum kayıtlarında davacının talebi doğrultusunda bir çalışmasının görünmediği, iddiasını yazılı olarak ispatlaması gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden re'sen araştırma yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ile ... adına dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme gün ve saatini içerir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından, davacının tespitini talep ettiği dönemde herhangi bir sigortalılığının söz konusu olmadığı, davalılar murisine ait 1085738 sicil numaralı iş yerinin uyuşmazlık konusu dönemde kanun kapsamında olduğu, dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları, bordro tanıkları ile komşu tanığı ...'ün ifadelerinin davacının 01.06.2010-15.12.2013 tarihleri arasındaki davalılar murisine ait iş yerindeki çalışma iddiasını doğruladığı, davacının davalı iş yerinde komi olarak ve tam zamanlı çalıştığı, davacının işe girdiğinde 18 yaşının altında olduğu, iş yerinde tabakları dizdiği, boşları götürdüğü, çay kahve dağıtımı yaptığı, servis açtığı, yapılan işin niteliği gereği davacının çalışmasının meslek öğrenimine / beceri eğitimine ilişkin olmadığı, asıl işin yapımına bizzat katıldığı, ancak davacının 30.10.1992 doğumlu olduğu dikkate alındığında 5510 sayılı Kanun'un 38/2 maddesi uyarınca sigorta başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 30.10.2010 tarihi olduğu ve 18 yaşından önceki tespit edilen sürelerin prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınması gerektiği, ayrıca her ne kadar bir kısım davalılarca miras reddedilmiş ise de; "...mirası reddeden mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulması mümkün olup, bu nedenle işverenin mirasçılarına karşı yargılamaya devam edilerek, gösterecekleri deliller de toplanmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda tasfiye memuruna yöneltilmesi isabetsizdir." (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 20.06.2016 tarih, 2016/8110 Esas ve 2016/10256 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 11.11.2021 tarih, 2021/5804 Esas ve 2021/14042 Karar sayılı) " hükmü gereğince reddeden mirasçılar ile davaya devam edilerek davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile davacının 1085738 sicil numaralı iş yerinde 01.06.2010-15.12.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı ve tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının ve malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 5510 sayılı Kanun'un 38/2 maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 30.10.2010 tarihi olduğunun tespitine, bu tarihten önceki sürelerin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
DavalıAhmet Erkan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, babasının mirasını reddettiğinin tespiti ve tesciline ilişkin kararın kesinleştiği ve böylece miras bırakanın borçlarından sorumluluğunun ortadan kalktığı, davalı sıfatı ortadan kalktığından davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında, "mirası reddeden davalı ..." yönünden, mirası reddetmemiş olan davalılardan farklı bir hüküm kurulmadığı, bu konuya ilişkin Mahkemeye HMK. M.305/A gereğince hükmün tamamlanması istense de talebin Mahkemece yerine getirilmediği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ...'e yükletilmemesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiği, re'sen tespit edilerek dinlenilmiş hiç bir kamu tanığı bulunmadığı, dinlenilen tüm tanıkların davacının bildirdiği tanıklar olduğu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan dönem ve dava tarihi dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmediğinin belirgin olması, davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıların murisi olan Hamit ...'e ait pide ve kebap salonunda tam zamanlı, fiili ve kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenilen bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanları ve dosyada mevcut diğer delillerle doğrulanması, mirası reddeden mirasçılar yönünden hüküm kurulmasında herhangi hatalı bir yön bulunmaması; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında ölen Hamit ...'e ait işyerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalılar murisi nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.06.2010-15.12.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!