10. Hukuk Dairesi 2024/8167 E. , 2024/8737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/159 E., 2024/229 K
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının iş yerine 12.06.2004 tarihinde girdiğini ve aralıksız olarak 20.05.2009 tarihine kadar çalıştığını, davalının bu çalışılan dönemlere ait sigorta girişini yapmadığını ve sigortaya esas çalıştığı dönemlere ait primlerini yatırmadığını bildirerek, müvekkilinin 12.06.2004 ile 20.05.2009 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı iş yerinin 24.09.2004 tarihi itibarı ile 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen de faaliyetinin devam ettiğini, davacının iş yeri nezdinde 16.01.2009 ile 20.05.2009 tarihleri arasında çalışmış olup, bu sürelerin Kurum kayıtlarına işveren tarafından bildirildiğini, davacının diğer davalıya ait iş yerinde çalıştığını iddia etmekte olduğunu, bu nedenle hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin, araştırılması gerektiğini, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506 sayılı Kanun'un uygulama alanında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, bunun aksinin ancak kurum kayıtlarına eş değer nitelikte resmi belgelerle ispatlanabileceğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, iş yerinin varlığının ve yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, çalışmanın hizmet akdine dayalı olduğunun ispatlanması gerektiğini, ücretin de somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.12.2011 tarih ve 2009/452 Esas, 2011/952 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile davacının;
24.09.2004-31.12.2004 arası 96 gün, günlük 14,80 TL
01.01.2005-31.12.2005 arası 360 gün, günlük 16,29 TL
01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL
01.01.2007-31.06.2007 180 gün, günlük 18,75 TL
01.01.2007-31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19,50 TL
01.01.2008-31.06.2008 arası 180 gün, günlük 20,28 TL
01.07.2008-31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21,29 TL
01.01.2009-16.01.2009 arası 16 gün, günlük 22,20 TL ücretle davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 04.09.2013 tarih ve 2012/9084 Esas - 2013/15028 Karar sayılı kararında; "...Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yeterince araştırılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamını kapsar şekilde bordro tanıkları araştırılıp dinlenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılacak iş; mahkemece nizalı döneme ait dönem bordroları davalı Kurumdan celp edip, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışmış bordro tanıklarını tespit ederek dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 07.03.2019 tarihli ve 2013/650 Esas, 2019/138 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'a ait 1057491.034.08 sicil nolu iş yerinde,
24.09.2004-31.12.2004 arası 96 gün, günlük 14,80 TL
01.01.2005-31.12.2005 arası 360 gün, günlük 16,29 TL
01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL
01.01.2007-31.06.2007 180 gün, günlük 18,75 TL
01.01.2007-31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19,50 TL
01.01.2008-31.06.2008 arası 180 gün, günlük 20,28 TL
01.07.2008-31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21,29 TL
01.01.2009-16.01.2009 arası 16 gün, günlük 22,20 TL kazançla olmak üzere 1552 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 23.06.2020 tarih ve 2019/3772 Esas, 2020/2710 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda; davalı işyerinin mahiyetinin bira salonu, lokanta olduğu, bir kısım komşu işyeri tanıklarının beyanlarına göre Ramazan ayında davalı işyerinin kapalı olduğu anlaşıldığı halde kabul edilen sürelerde Ramazan ayına denk gelen süreler de dahil edilerek hizmet tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, kabul edilen sürelerde Ramazan ayına denk gelen süreleri dışlamak suretiyle hüküm kurmaktan ibarettir. ..." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...' a ait 1057491.034.08 sicil nolu işyerinde;
24.09.2004 - 14.10.2004 tarihleri arasında 20 gün, günlük 14,80 TL kazançla,
15.11.2004 - 21.12.2004 tarihleri arasında 46 gün, günlük 14,80 TL kazançla,
01.01.2005 - 04.10.2005 tarihleri arasında 274 gün, günlük 16,29 TL kazançla,
04.11.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 56 gün, günlük 16,29 TL kazançla,
01.01.2006 - 23.09.2006 tarihleri arasında 263 gün, günlük 17,70 TL kazançla,
24.10.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 67 gün, günlük 17,70 TL kazançla,
01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 18,75 TL kazançla,
01.01.2007 - 12.09.2007 tarihleri arasında 72 gün, günlük 19,50 TL kazançla,
13.10.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 72 gün, günlük 19,50 TL kazançla,
01.01.2008 - 31.06.2008 tarihleri arasında 78 gün, günlük 20,28 TL kazançla,
01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 21,29 TL kazançla
01.01.2009 - 16.01.2009 tarihleri arasında 16 gün, günlük 22,20 TL kazançla toplam 1.324 gün daha sigortalı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Yargıtay içtihatlarına uygun araştırma yapılması gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 12.06.2004 - 20.05.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!